Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Keşke sevebilsem!” diye bağırdı. “Ne var ki sevebilmek tutkusunu yitirmişim sanki, sevmenin ne olduğunu da unutmuşum. Kendi kişiliğim omzumda yük olup çıktı. Çok kendime yönelik oldum. Kaçmak, uzaklaşmak istiyorum, unutmak."
Uğursuzluk belirtisine gelince, yok böyle şey. Kaderin bizlere önceden haberci göndermek gibi bir huyu yoktur. Bunu yapmayacak kadar bilgedir o ya da acımasız.
“Romantizm denen şeyi canlı tutan yinelemektir; yinelemek de bir iştahı sanata dönüştürür. Hem zaten insanın her aşkı tek aşkıdır. Hedeflerin değişmesi tutkunun tekliğini zedelemez ki! Yalnızca yoğunlaştırmaya yarar. Hayatta taş çatlasa bir tek yüce deneyim geçebilir başımızdan; yaşamın gizi de bu deneyimi elden geldiğince çoğaltabilmektir.”
İşin acıklı yanı şuydu ki insan tek bir hata için bir sürü ödeme yapmak zorunda kalıyordu. Durmadan ödeme yapmak zorunda kalıyordu, işin en doğrusu. İnsanla olan alışverişlerinde Kader, alacak defterini hiç kapamıyordu.