Küçük İskender
seni birkaç saniye düşünürsem;
sessem, sersem bir heceysem eğer
seni bir kelime edersem diye korktum
seni kötü bir cümlede kullanırsam
adını söylerken takılırsam, yalnış telaffuz edersem
böyle bir günah işlersem
tanrı affeder diye korktum
•Osman Hamdi Bey'in eseri olan"Kaplumbağa Terbiyecisi" adlı tablosunu çoğumuz biliriz.
•Peki bu tablonun bize ne anlatmak istediğini biliyor musunuz?
•Mekan Bursa yeşil cami'de üst katta bir odadır.
•Kapının üzerine bizi bir yazı karşılıyor, Türkçe karşılığı "kalplerin şifası sevgiliye kavuşmaktır" olan bu yazı aslında,"Şifa tanrıya kavuşmaktır." Anlamı tanımaktadır.
•Kaplumbağalar insanı temsil etmektedir,tembel ve yavaş insanı.
•Kaplumbağa terbiyecisi ise Osman Hamdi Bey'dir.Sırtında bir kamburu(Nakkare[davul çeşidi])ve arkasında elinde tutuşturduğu bir ney vardır. Yerde de yaprakları yemekle meşgul olan kaplumbağalar vardır.Burada bize anlatılmak istenen durum şu şekildedir:
İnsanı ancak sanat ile bilge kişiliğe ulaştırabilirsiniz.Toplumun eğitilmesi için sanat gereklidir düşücesi vardır.
•Kaplumbağalar(insanlar diye tasvir ettiğimiz) önlerindeki yaprakları yemekle meşguller.Karşımızda sıvası dökülmüş duvar vardır.Bu duvar bize "Çağdaşlaşmak istemeyen toplum'u" anlatmaktadır.Ve yalnız ışık kaynağı pencereden gelmektedir.Pencereden sızan ışığın ise gelecekten gelen bir ışık olduğunu ve ancak geleceğe dönük bir hayatın anlamlı olduğunu ifade etmektedir.
•Terbiye edilmesi imkânsız olan kaplumbağaları tercih etmesinin sebebinin de insanları değiştirmeye ve eğitmeye güç yetiremediğini ve eğitse de çok ağır bir şekilde gerçekleştiğinin göstergesi olarak kabul edilmektedir.
•Kaplumbağa Terbiyecisinin umutsuz ve yorgun haliyse, ‘derviş sabrı’ olarak adlandırılmaktadır.Ney'i arkasında tutması ise halkı eğitmekten vazgeçtiği şeklinde de yorumlanabilir.