Daha ebeveyn olmaya karar verilen andan başlayarak alınan folik asit takviyelerinden, gebelikte ön kayıt yaptırılan ilkokullara, ulusal bayram şölenlerini andıran doğum günü partilerinden, anaokulu mezuniyet(!) törenlerine ve çocuğun eğitim hayatı boyunca süregelen yatırım projelerine bakıldığında, sanki geleceğin üzerinde mutlak bir gücümüz varmış da bunu son iki kuşağın ebeveynleri yeni fark etmiş sanırsınız.
Bir kuşağı anlamak, bir dönemi anlamaktır. Bir dönemi anladığınızda ise paradigmanın kıskacına sıkışmaktan kurtulursunuz. Ve sizin gibi olmayanları kendinize ait yargılarla değil, onlara ait gerçeklerle görmeniz mümkün olur. Bu mümkün olduğunda ise dönüşürsünüz. Birey olarak, kurum olarak, toplum olarak…
Hiçbir bebek nankör, kibirli, tembel, yalancı, riyakâr, hırsız ya da katil olarak gelmez dünyaya. Bebeklikten çocukluğa, oradan da yetişkinliğe geçişteki yolculuk şekil verir iyi insan olma tercihine.