Ahin O.

Kendime hatırlatma:
Sahip olduğunuza inandığınız kişilik üzerinde takıntılı bir biçimde kafa yormaktan vazgeçerseniz nevrotiklikten kaçınabilirsiniz: kusurlarınızı boş verin, kompleksleriniz hakkında sızlanmayı bırakın, neleri yapıp neleri yapamayacağınız, nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmayacağınız ya da neleri isteyip istemeyeceğiniz üzerine itiraflar sıralamayın. Her insanla buluşmanızı bağımsız bir olay olarak düşünün. Kişisel hırslarınızı ve kendinizden beklentilerinizi bir kenara bırakın. Varoluşunuza geyşalık katmayı öğrenin, herşeyden önce kendi bedeninize geyşalık edin; ona bakın, yalnızken kendinize yemekler yapın, kendinizi şımartın; beyninizi müzik ve şiir ile besleyerek ona gerekli ilgiyi gösterin. Kafanızda arzularınıza ilişkin aşırı katı fikirler oluşmasına izin vermeyin. Kendinizi bir amip gibi düşünün, bölünerek yaşamın içinden akıp giden bir amip: kimliğinizi kaybetmekten korkmayın. Veya bir dizi ampulden oluştuğunuzu düşünün: Elektriğin hepsini tek bir ampule yüklerseniz patlayacaktır; enerjinizin, varlığınızın her köşesinde özgürce dolaşmasına izin verin. Kimliğiniz ne kadar gevşek, ne kadar açık ve ne kadar sınırsız olursa o kadar iyi. Düzgün tutmanız gereken bir bahçe gibi görün duygularınızı. Cömert olun, böylece içinizdeki yeni kaynakları, yeni fikirleri harekete geçirirsiniz. Tabiat kanununu izleyin. Her şey sizin elinizde.
Sayfa 94·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
İnsanlar aşk sözcüklerini maske olarak kullanırlar, olmadıkları bir şey gibi görünmeye çalişmak için.
Aşkın ihtirasını hissetmeyen kişinin içinde iyilik yoktur.
Dünya hakkında çok fazla şey biliyoruz. İdeolojilerimizi yitirdik; hiçbirinin gerçek hayatta uygulamaya konamayacağının farkındayız.
Ancak insanları ve ruhları iyi tanıyan kişi yalnızlığıyla başa çıkmayı başaracaktır.