Alan Moore’un FromHell eseri gerçekten “okudum bitti” denilecek bir çizgi roman değil. Okurken zihinsel olarak insanın üstüne çöken bir ağırlığı var. Hatta sadece hikâyesi değil, kitabın fiziksel
Şimdi sadece biz kaldık.
Gerçekte neler olduğunu, neler döndüğünü bilen. Ama mesaj yazamıyoruz, kimseye anlatamıyoruz. Eminim tarih içinde bizim pozisyonumuzda olan bir sürü kişi olmuştur. Bu da bende merak uyandırıyor. Acaba şu içinde bulunduğumuz dünyanın ne
kadarı gerçek diye.
Yarın için düşüncen
olmasın / eğer bunu
düşünerek yatarsan
acından uzaklaşırsın. Sen ki bizim mutluluğumuzu, acıyla ödedin / eskiden nasıl olduysa yine öyle olacak. Umutsuzlukla ileri uzanırken ölümü çağıracaksın. Zayıf eller, onlara yardımcı olabilicek ellere uzanır, fakat etmezler. Haykır sesini sağır kulaklara, duyabilselerdi duyarlardı. Çünkü yeniden değişim gelecek ve dudaklarından sözcükler dökülmeyecek. Kalpleriniz en bilge halleriyle size gerçeği yalın halde göstereceklerdir. Ve sizin söndüğünü zannettiğiniz
dünya aslında yüce ve güzeldir.
Bazen çantalar farklı şekilde birleştirilirler. Bazılarını açmak zordur. Ve ne olacağın hiçbir zaman bilemezsin degil mi? Sımsık kapalı olduğunda, içindekini kesinlikle göremezsin.