Hava koşulları yüzünden başka bir şehre mecburi iniş yapan Tokyo uçağının yolcularının büyük kısmı otellere yerleştirilir, ama on üç yolcu yer sıkıntısından dolayı havaalanında sabahlamak zorunda kalır.Hiç tanımadıkları bir grup insanla kapalı bir alanda mahsur kalındığında uyumak pek mantıklı bir fikir olmadığı için ve zamanın geçmesini sağlamak için içlerinden biri ortaya on üç kişinin her birisinin bir hikâye anlatarak vakitin geçmesini amaçlarlar ... Başlangıçta oldukça ilgi çekici bir fikre sahip olan *Tokyo Uçuşu İptal*, farklı hayatların bir noktada kesişebileceği fikriyle heyecan yaratıyor. Ancak kurgu ne kadar güzel düşünülmüş olsa da, hikâyelerin derinliği ve bağları ne yazık ki tatmin etmiyor.
Kitapta yer alan karakterlerin yaşadıkları olaylar çoğu zaman havada kalıyor, bazı öyküler bir anlam bütünlüğünden uzak, bazıları ise ani ve mantıksız sonlarla bitiyor. Okuyucunun beklediği duygusal bağ kurma ya da "vay be" dedirtecek bir çözülme ne yazık ki gerçekleşmiyor.
Yazarın dilini sade ve akıcı bulsam da, hikâyelerin genelinde bir acelecilik ve kopukluk hissediliyor. Sanki güzel bir fikir aceleye gelmiş ve derinleştirilmeden yazılmış. Okurken bazı bölümler "neden anlatıldı?" sorusunu sorduruyor.
Sonuç olarak; *Tokyo Uçuşu İptal*, iyi bir fikirle yola çıkılmış ancak yeterince işlenmemiş ,aylarca elimde kalan ve sadece bitirmek amaçlı okuyabildiğim bir kitap olarak rafımda yerini aldı.... Beklentilerimin altında kaldığını üzülerek söylemeliyim.