Mehtap ÜNLÜ

Söz söylemek mecburiyetinden...
Puan vermedi·408 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2025 12:06
"Yıldızlara Değen Rüzgar"ı elime aldığımda bahar yeni yeni gelmeye başlamıştı. Hayatımdan memnundum; ülkemde savaş yoktu, açlık ve kıtlık yoktu. İçim kıpır kıpırdı. Böyle bir günde kütüphaneye gittim, raflar arasında saatlerce dolaştım. Sonunda bu kitabı seçtim ve okumaya başladım. Ama kitap bittiğinde... İçimde tarif edemediğim duygular vardı. Sanki o bahar günü anlamını yitirmişti. Dışarıdaki doğa uyanışını kutlarken ben, insanlığımı ve insanlığımızı sorguluyordum. Fark ettim ki insan aynı insan; kötülük, aynı kötülük; acı, her çağda aynı acıydı. Koreli mahkumların savaşın gölgesinde yaşadığı zulmü okurken düşündüm: O sırada dışarıda Japon halkı da savaşın acısını yaşamıyor muydu? Hapishanede olanlara üzülürken, Ateşböceklerinin Mezarı filminde anlatılanları düşündüm. O filmde de savaşın, sivil Japon halkı—özellikle çocuklar—üzerindeki yıkıcı etkileri anlatılıyordu. Açlık, yalnızlık ve çaresizlik içinde hayatta kalmaya çalışan iki kardeşin hikâyesi hâlâ yüreğimi sızlatır. Aynı acı, farklı taraflarda ama aynı derinlikteydi. Her iki taraf da yaralı değil miydi? Kitapta geçen bir cümle aklıma kazındı: Her ne kadar birimiz Koreli, birimiz Japon olsak da en azından kitapları severken aynı ırktandık. İşte o an anladım ki, ırkımız, milliyetimiz, dilimiz ne olursa olsun; acı aynı acı, özlem aynı özlem, umut aynı umut. Bir kitabı severken, bir şarkıya hüzünlenirken, bir kayba ağlarken insan olmak yeterliydi. Paylaştığımız hisler bizi birbirimize benzetiyordu. Öyleyse neden hâlâ var bu kadar kötülük? Neden hâlâ savaşlar, zulümler, acılar bitmiyor? İnsan neden aynı hataları yeniden ve yeniden yapıyor? Baharın tazeliğiyle başlayan yolculuğum, insanlığın değişmeyen yüzünü fark ettiğim bir sorgulamaya dönüştü. Ama yine de... Belki de kitapları severken aynı ırktan olduğumuzu
Yıldızlara Değen RüzgârJung-Myung Lee · Doğan Kitap · 202494 okunma
Reklam
Tarihi okumak, tarihe şahit olmak
Puan vermedi·344 syf.··
2024 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2024 20:35
Tarihi çok severim aslında lakin konu okumaya gelince pek sevdiğim söylenemez. Aslında bu durum sadece okuma için değil izleme konusunda da geçerli. Yanlış anlaşılmasın tarih okumayı ya da izlemeyi sevmediğimden değil bu durum. Tarihi gördüğüm, tanık olduğumdan kaynaklanıyor, üzülmemden kaynaklanıyor. Kaybettiklerimizi görmemden bu kayıplardan ders alınmamasından kaynaklanıyor. Turgut Reis'i okumamda tesadüf eseri oldu aslında, planlı bir şey değildi. Kitap içerisinde de tarihe dokunacağımızı düşünmemiştim bu kadar. Sonra Turgut Reis'i, Barbaros'ları gördüm, hiçbir başarının tesadüf olmadığını gördüm, tarihte ne gibi insanların olduğunu gördüm, ne gibi başarılarımızın olduğunu gördüm, Türk ne demekmiş bunu gördüm ve hırslar yüzünden neleri kaybettiğimizi gördüm. İşte bu gördüklerim üzüyordu beni. Üzülmedim mi üzüldüm yine ama şunu da biliyorum ki tarihte her ne kadar hırsına yenilen kişiler olsa da Turgut Reis'lerin Barbaros'ların da olacağını biliyorum vesselam...
Hayata Dair
Turgut ReisHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 2025397 okunma
Hayatıma girmek için doğru zamanı beklemiş bir yazara...
Puan vermedi·192 syf.··
2024 1. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2024 15:50
Halikarnas Balıkçısı'yla tanışmam aslında bundan 3-4 yıl önce idi. Lakin tam anlayamamış, işin özüne girememiştim. Ama geçtiğimiz yıl, kader beni onunla yeniden öyle bir tanıştırdı ki... İlk defa Ege deniziyle tanışmama denk düştü kendisi. Aldığım bir derste de kendisinden sözü edilmesi üzerine okumaya başladım Halikarnas Balıkçısı'nı. İlk olarak Mavi Sürgünü okudum, az önce de Aganta Burina Burinata'yı bitirdim ve Halikarnas Balıkçısı beni oturttu klavyenin başına. Aganta Burina Burinata da sözü edilen toprak insanıyım ben aslında. İç Anadolu'nun çorak topraklarında yetişmiş bir bozkır çocuğuyum ben. Deniz nedir bilmem pek, zaten denizle (Ege Denizi) ilk tanışmam da 23 yaşımda oldu. Bu kitabı daha önce okusaydım Mahmut'un sevdasını anlayamaz nasıl bir sevdadır bu da canım, abartmış sanki biraz derdim ama dedim ya denizle tanışınca anladım Mahmut'u. Hem de bir bozkır çocuğu olarak anladım onu. Gördüm ki insan sevdiği şeylerden, kaderinden asla kaçamıyor... Bir de küçükken hep merak ederdim ben aslında; deniz yanında, denizde yaşamakla bu uçsuz bucaksız çorak topraklarda yaşamak arasında ne gibi farklar vardır diye. Gördüm ki yedikleri şeyler, elde ettikleri ürünler değişse de insan aynı insan, geçim derdi aynı geçim derdi... Her zaman kitapların hayatımızda okunmak için doğru zamanı beklediğini ve o doğru zamanda hayatımıza girdiğine inanan biriyim. Aganta Burina Burinata da, Halikarnas Balıkçısı da bunun çok güzel bir tesadüfü oldu benim için. Yine yeni yazar ve kitaplarla en doğru zamanda buluşmak dileklerimle...
Hayata Dair
Aganta Burina BurinataHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 20226,2bin okunma