Turgut Reis Bütün Eserleri 2

9,0/10  (8 Oy) · 
25 okunma  · 
6 beğeni  · 
279 gösterim
Halikarnas Balıkçısı, Turgut Reis'in tarihsel kişiliğini çok severdi. Balıkçı çeyrek yüzyıl yaşadığı Bodrum'un, Sıralovaz Yarımadasının ucundaki, Karabağ köyünde doğan Turgut Reis'in serüvenini romanlaştırırken, aynı zamanda Turgut Reis'in yaşamı çevresinde Osmanlı İmparatorluğu'nun gelişme ve gerileme dönemlerini de gözler önüne sermiştir. Balıkçı'nın engin deniz bilgisi ve şiirsel bir dille kaleme aldığı yapıt, deniz kurdu Turgut Reis'in destanıdır bir bakıma.
  • Baskı Tarihi:
    2014
  • Sayfa Sayısı:
    328
  • ISBN:
    9789754940442
  • Yayınevi:
    Bilgi Yayınevi
  • Kitabın Türü:
°Yağmur M° 
 18 Şub 21:11 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 9/10 puan

Turgut Reis ya da batı kaynaklarında geçen ifadesiyle Dragon  ve Turgut 'dan türetilmiş Drugut Reis.

Halikarnas Balıkçısı'nın bu eseri; Turgut Reis'in korsanlıktan Kaptan-ı Deryalığa uzanan, Muğla'nın Menteşe ilçesinden başlayıp Cezayir'e, Venedik'e , İspanya' dan Malta' ya uzanan yolculuğunu, Oruç Reis, Hızır Reis (Barbaros) ile yaptıkları  deniz savaşlarını ve ona eşlik eden, dünyaları deniz olan insanları anlattığı masalsı bir biyografik eser.

Daha önce bir denizci, her ne kadar üstün teknolojiye sahip olursa olsun, insanoğlu doğa karşısında hep aciz kalır, o yüzden bir yandan denizin dilini diğer yandan disiplinli olmayı öğrenir, denizleşir insan demişti. Turgut reis de çok genç yaşta kendini çağıran denize koşmuş, denizde dalgalarla, hava şartlarıyla ve korsanlarla mücadele ederken sükunetini korumayı öğrenmiş, "Başkalarının zaafını bile kendi iradesiyle yoğurup ona en faydalı şekli veren, başarıyı onların binlerce elleri, sanatları ve cesaretleriyle sağlayan" insanlığıyla büyülemiş bir denizcilik dehası. 

Halikarnas Balıkçısı denizle insanın bütünleşmesini o kadar güzel ve masalsı ifade etmiş ki...
Deniz bu kitaptaki karakterlerin ruhu...herşeyi. Denizle konuşabilirler ve deniz onları dinler, anlar, beklenmedik sürprizler yapar.

Mesela kendilerini yalnız hissettiklerinde denize sitem ederler:
"Ben senin ve fırtınanın çocuğu değil miyim, düşünceli sessizliğimin dev arkadaşı sen değildin de kimdi?" Nedir bu anlam veremediğim duygular ? diye seslenirler.
Ve cevap gelir:
"Bu kayalara meydan okuyan dalgalar, o sular bile koyların koynuna girip ayışığında sessiz ve durgun uyumasını sevmezler mi?Köpürme ey deli gönül, seni de kucaklayıp dinlendirecek insan sana dogru gelmekte..."
Ardından kader rüzgarı yeni bir akıntıyla hiç bilinmeyen diyarlara bu gençleri sürer, kalplerine mukabil bir kalp bulur ,kendi deyimleriyle "alabora" olurlar, sevdiklerinin saç örgülerini "halat" diye severler. Yanlış anlaşılma olmasın bu insanlar "Her limanda sevgilisi olan denizciler" grubundan değiller, yoldan geçmekte olan bir imam hemen nikahlarını kıyıverir.:)

Turgut Reis ve ekibi böyle böyle yol alıp fetihler gerçekleştirirken, Endülüs başta olmak üzere  esir edilmiş, ürpererek okuduğumuz çeşitli işkencelere maruz kalan veya köle olarak satılan müslümanlarların tek umudu olurlar.

Aradan hemen hemen 500 yıl geçtiği halde, Cezayir, Libya gibi ülkelerde Turgut Reis hürmetle anılıp aramızda dostluk inşa edilirken, İtalya ve İspanya da, yaramaz çocukları korkutmak için "Vienne Dragutte, Turgut geliyor!" deniliyormuş.
Anlayın siz 82 yaşına kadar denizlerde hüküm süren Turgut Reis'e duyulan sevginin ve korkunun ne kadar şiddetli olduğunu...

Kitabın kesinlikle çok sürükleyici ve sade bir dili var. Savaş sahneleri ve denizci terimlerin kullanılması zaman zaman karışık gelebilse de bir süre sonra; kırlangıçları göndermek, santa burina rüzgarıyla leva demir, fora yelken yola çıkmak, forsaları kurtarmak gibi terimlere aşina oluyorsunuz.

Kitabı okumadan önce yazar hakkında bilgiye sahip olmak icin şu incelemeyi de tekrar okumanızı tavsiye ederim.(#26944664)

Okuyan arkadaşlara da teşekkür ederim:)

Kitaptan 33 Alıntı

°Yağmur M° 
14 Şub 17:24 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Olur ya, dilin yanıldığı gibi yüreğin de yanıldığı olur.

Turgut Reis, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 87 - Bilgi Yayınevi)Turgut Reis, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 87 - Bilgi Yayınevi)
°Yağmur M° 
 15 Şub 01:44 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Elinin üzerinde parlayan bu elmas neydi? İşte başkasının acısı için bir insanın döktüğü gözyaşı idi. Merhamet, kaynağından amma da parlak ve berrak çıkmıştı.

Turgut Reis, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 119 - Bilgi Yayınevi)Turgut Reis, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 119 - Bilgi Yayınevi)
°Yağmur M° 
13 Şub 20:16 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

O kadar uyumlu bir güzellik işte. ..
Gönülden türkü, dudaktan gülüş, çiçekten renk olduğu gibi Ege sularından da bu leylâki, açık mavi ve açık yeşil adalar doğmuştu. Bu adalara gönül veren Anadolu, yeşil çimenlik ve çamlık kollarını açarak onları bağrına basmıştı. Adalar Denizi gerdanını onlara ayna etmişti. Denizde adalar! Adalarda denizler!

Turgut Reis, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 15 - Bilgi Yayınevi)Turgut Reis, Halikarnas Balıkçısı (Sayfa 15 - Bilgi Yayınevi)
Lord Among Wolves 
19 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Onlara söylenmedik söz bırakmadım, fakat anladım ki bunlara öğüt kâr etmez.

Turgut Reis, Halikarnas BalıkçısıTurgut Reis, Halikarnas Balıkçısı
Lord Among Wolves 
19 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

“Ben fizyoloji, biyoloji gibi şeyler okuyorum. Bu işler bizim elimizde değil. Hayat dediğin gözyaşıyla, gülüşle ‘pante rey!’ (akar hep)” dedi.

Turgut Reis, Halikarnas BalıkçısıTurgut Reis, Halikarnas Balıkçısı
Lord Among Wolves 
19 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir arının iğnesini, soktuğu insanda bırakması gibi kendi mahmuzunu kesmiş miydi ne?

Turgut Reis, Halikarnas BalıkçısıTurgut Reis, Halikarnas Balıkçısı
4 /