Kitabından ziyade filminin daha çok etkilediği söylenen Çit eserini bitirmiş bulanmaktayım. Özgürlüğü için zorlu ve haftalarca sürecek bir yolculuğa çıkan 3 Aborijin kızın hayat mücadelesi konu edilmiş. En ilginç yanı ise tüm bunların yaşanmış olması. Açlık ve susuzluğun beraberinde peşlerinde olan Beyazlara yakalanmama gayreti, yorgunluktan adım atacak dermanı kalmayan ayaklarına inat pes etmeme savaşı. Korku, aileye kavuşma heyecanı.. ve bir çoğu. Ben severek okudum. Özellikle son sayfaları heyecanla okudum . Kavuşabilecekler mi diye satırlar arasındaki merakımdan ötürü. Merak edenlere tavsiye ederim..
Kitap Molly, Daisy ve Gracie adlı üç yarı Aborijin kız çocuğunun eve dönüş hikâyesini anlatıyor.
Aborijinler Avustralya'nın kuzeybatısında modern hayattan izole yaşayan yerli halk.
İngilizlerin Avusturalya'nın doğu sahillerini ele geçirmesinden sonra bu keşfedilmemiş bakir alanlar geleneklerini sürdürme sorumluluğunu taşıyan, zengin ve güçlü (!) kişiler tarafından ele geçirildi.
Hayatın piknik yapmak, tilki avlamak ve balo düzenlemekten ibaret zanneden bu soylular oraya yerleşip mülkiyet kavramıyla birlikte birçok hastalığı da bağışıklığı olmayan yerel halka bulaştırdılar.
İşgal ettikleri topraklara mülklerini korumak için çitlerlerle çevrelediler, başlarına bekçiler koydular. Ellerinde tabanca gibi birçok gelişmiş silah bulunan sömürgeciler karşısında kendilerini mızraklarla koruyamayan yerli halkın erkekleri hayvancılık, uşaklık, kadınları ise hizmetçilik, kölelik gibi insani olmayan durumlara mecbur bırakıldı. Tamamıyla kendi kültürlerinden, dillerinden, dinlerinden uzaklaştırılıp asimile edildi. Birçok kadın ve kız çocuğu tecavüze uğradı nüfusunun birçoğu bu sebeplerden, birçoğu da bulaşan hastalıklar yüzünden hayatını kaybetti. Tüm bu yaşanan acı gerçekler bahsettiğim üç kız çocuğu üzerinden anlatılıyor. Bu üç kız çocuğu babaları sömürgeci beyaz anneleri Aborijin kadınlar ve hükümet kız çocuklarını tamamen asimile etmek ve sonrasında çiftliklere hizmetçi olarak göndermek için yetiştiriyor. Bu üç kız kardeş ne ailesinden ne de özgürlüğünden olmak istemediği için uzun ve zorlu bir yolculuğa çıkıyorlar.
Sömürü düzen ile binlerce insanın kölelestirildigi , insani değer ve özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı 2 tutsak küçük kızın özgürlüğü için inanılmaz mücadelesini anlatıyor.
ÇitDoris Pilkington Garimara · Nokta Kitap · 2003650 okunma
1930'lu yıllarda Avustralya yerlilerinin(aborijin) sağlıklı olan çocukları esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmaktadır. Aslında kaçırılmışlar. Kaçırılan bu çocuklar bir köle kampına götürülüyor ve oradan zengin ailelere hizmetçi olarak satılıyor. Kaderlerine boyun eğmek durumunda kalan çaresiz çocukların arasından üç küçük kız çıkar ve bu üçü bu zulme boyun eğmemek için el ele vererek kendilerinden beklenmeyecek bir cesareti gösterirler ve bu kamptan kurtulmaya karar verirler. Tavşanları uzaklaştırmak için kilometrelerce set edilen çok uzun bir çiti (Bu yüzden bu kitaba da filmine de "tavşan çiti" de denir) izleyerek ilerleyen bu minik kızlar özgürlüğe giden yolu denerler.
Doris Pilkington Garimara bu kitabında gerçek bir hikayeyi kaleme almıştır. Yazarın bir kadın olması sebebiyle olsa gerek; kitaptaki anlatım tarzı duyarlı bir insan/yazar üslubu ile birlikte bir anne şeffati ile kaleme alınmıştır.
Bu kitap daha sonra Phillip Noyce'un yönetiminde sinema filmi olarak düzenlenip sahnelendi. Çok dokunaklı bir film olmuştu gerçekten. 2003'te Kıbrıs'ta iken kardeşimle bu filmi bir internet sitesi üzerinden seyretmiştik.
Filmi izleyenler de bilir ki kitaptan çok bu kitabın filme dönüştürülmüş hali insanı derinden etkiliyor.
Kitap severler kızmayın ama siz de kitaptan çok filmden etkileneceksiniz!
Bir Kızılderili atasözü der ki "Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık tutulduğunda; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak". Nerede bir medeniyet ve uygarlık götürme çabasına giren bir sistem varsa bilinmelidir ki orada sistematik olarak bir asimilasyon politikası olacaktır. Bir halkı yok etmenin en iyi yolu dilini, kültürünü, gelenek ve göreneklerini yok etmektir. Yaşayan ölülerden bir farkı kalmayacaktır.
Filminden çok daha güzel olan bir kitap daha. Beğenerek izlemiştim filmini ama kitabı okuduktan sonra kesinlikle film iyi yapılmamış.
Aborijinler ve yaşamları üzerine yapılan soykırım ve asimilasyon politikalarını sade bir dille anlatmış.
ÇitDoris Pilkington Garimara · Nokta Kitap · 2003650 okunma
Belki size garip gelecek söyleyeceğim şey ama, yazar az bile yazmış! Yani kullandığı kelimeler ve olayı anlatış şekli, gerçekte olan şeyin ancak kaymağı olabilir, buzdağının görünen kısmı gibi. Çünkü hem yerli halkın yaşadığı baskı ve köleleştirme politikaları, hem de üç küçük kızın kilometrelerce yürüyerek ailelerine kavuşması bir çırpıda olacak, kolay yenilip yutulacak şeyler değil. Anlatılandan fazlasını gözümde canlandırabiliyorum, insanların amaçlarını iyi gösterip yapabilecekleri kötülüğün sınırsız olduğunu biliyorum çünkü. Bir yazandan üçü de anlayabilirim diyorsanız, tavsiyemdir. =)
ÇitDoris Pilkington Garimara · Nokta Kitap · 2003650 okunma
Gerçek hikayeden esinlenerek yazılmış bir kitap , 1930 yılında Aborijin çocuklarının kaçırılıp, köleleştirilmesini ve bu sömürünün içinde 2 kız çocuğunun özgürlük mücadelesini anlatıyor .
ÇitDoris Pilkington Garimara · Nokta Kitap · 2003650 okunma
Oldukça güzel bir roman. İngilizler, Avustralya'yı keşfetmeye ve yerleşmeye başlar. Bu durum rn başta Aborjinler için bir şey ifade etmese de sonradan rahatsız olurlar. Çünkü beyazlar güçlüdür ve üzerlerinde egemenlik kurmaya başlamışlardır. Sonradan Aborjinler ile beyazlar arasındaki ilişki artar. Hatta Melez çocuklar dünyaya gelir. Bunlardan Molly, Daisy ve Gracie İngiliz hükümetinin kararıyla bir bakım.evime gönderilir. Batı ve Kuzey Avustralya'yı tavşanların istilasını engelleyecek bir çit ayırmaktadır. Molly, Daisy ve Gracie, okulu beğenmez ve kaçmaya karar verir. Ancak bu çok zor bir yolculuk olacaktır ve beyazlar da peşine düşecektir. Acaba bu üç akraba kız başarılı olabilecek midir? Yazarın da bu hikayenin kahramanlarından birinin akrabası olduğu bu roman mutlaka okunması gerekenlerden.
ÇitDoris Pilkington Garimara · Nokta Kitap · 2003650 okunma
Yıllar önce okumuştum. Gerçek hayatta yaşanmış bir hikâye. İnsanların sahip oldukları kendi öz değerlerinden koparılmaya çalışılması bu hayattaki en zor eylem olsa gerek... Her ne olursa olsun ve her ne yaşanırsa yaşansın insan kendi doğup büyüdüğü yere aittir. Saygıyı gönlünden eksik etmeyenlere selâm olsun.