·
Okunma
·
Beğeni
·
1.405
Gösterim
Adı:
Çit
Alt başlık:
Özgürlüğünüz İçin Nereye Kadar Gidebilirsiniz
Baskı tarihi:
Temmuz 2003
Sayfa sayısı:
158
ISBN:
9789759254773
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Follow the Rabbit-Proof Fence
Çeviri:
Gül Yılmaz
Yayınevi:
Nokta Kitap
1931 yılında Avustralya Hükümeti'nin isteği üzerine siyah Aborijin çocuklar ailelerinden alınarak, eğitim görme gerekçesiyle beyaz ailelerin yanına hizmetkar olarak verilip, asimile edilmeye başlanır. Bu asimile programında Aborijinler'in kendi dillerini konuşmaları yasaklanır. Aborijin olduklarını unutmaya, kültürel olarak birer 'Beyaz' olmaya zorlanırlar. Molly ve Molly'nin kuzinleri olan Daisy ve Gracia'yi görevliler zorla evlerinden alıp Monroo isimli yere götürürler. Sefalet ve pislik içinde birer mahkum hayatı yaşadıkları parmaklıklı pencerelerinden, buz gibi soğuk ve sert yataklarından nefret ederek kaderlerine boyun eğmeyip kapmtan kaçmaya karar verirler. Evin yolunu bulmak için tavşan geçirmeyen 2000 km'lik çiti takip ederler. Evlerine doğru bir ay sürecek zorlu bir yolculuk onları beklemektedir. Yaklaşık 100 bin çocuğun ailelerinden koparılıp beyazların yanına verildiği program, Avustralya tarihinin kara lekelerinden biridir. Avustralya Hükümeti,1997 yılında bu ayrımcı uygulama yüzünden resmen Aborjinler'den özür diledi. (Arka Kapak)
Sömürü düzen ile binlerce insanın kölelestirildigi , insani değer ve özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı 2 tutsak küçük kızın özgürlüğü için inanılmaz mücadelesini anlatıyor.
Oldukça güzel bir roman. İngilizler, Avustralya'yı keşfetmeye ve yerleşmeye başlar. Bu durum rn başta Aborjinler için bir şey ifade etmese de sonradan rahatsız olurlar. Çünkü beyazlar güçlüdür ve üzerlerinde egemenlik kurmaya başlamışlardır. Sonradan Aborjinler ile beyazlar arasındaki ilişki artar. Hatta Melez çocuklar dünyaya gelir. Bunlardan Molly, Daisy ve Gracie İngiliz hükümetinin kararıyla bir bakım.evime gönderilir. Batı ve Kuzey Avustralya'yı tavşanların istilasını engelleyecek bir çit ayırmaktadır. Molly, Daisy ve Gracie, okulu beğenmez ve kaçmaya karar verir. Ancak bu çok zor bir yolculuk olacaktır ve beyazlar da peşine düşecektir. Acaba bu üç akraba kız başarılı olabilecek midir? Yazarın da bu hikayenin kahramanlarından birinin akrabası olduğu bu roman mutlaka okunması gerekenlerden.

Benzer kitaplar

Gerçek hikayeden esinlenerek yazılmış bir kitap , 1930 yılında Aborijin çocuklarının kaçırılıp, köleleştirilmesini ve bu sönürünün içinde 2 kız çocuğunun özgürlük mücadelesini anlatıyor .
kitap aslında bir özgürlük mücadelesi gerçek olaylara dayanıyor gerçekten çok zor okunan ve yürekleri burkan bir hikaye bir kardeşlik ve fedakarlık öyküsü
Avustralya'nın yerlisi aborjinlerle ilgili olarak ilk bilgi sahibi olduğum bir kitap gerçek bir hikaye olması insanı daha etkiliyor. Çok sıkıntılar yaşamışlar
11 yıl önce bu kitabı okuma şansım olmuştu. Aradan yıllar geçmesine rağmen hala o kardeşlerin mücadelesi zihnimde. Kitapta bu kadar çileden sonra Avustralya hükümetinin Aborjinlerden resmi olarak özür dilemesi en azından hatalarının farkında olmaları yönüyle umut verdi. Dilerim dünyanın hiç bir köşesinde bu ve benzeri zulümler yaşanmaz.
İngilizlerin 1800'lerin ortalarında Avustralya'ya yerleşmeye başlamasıyla yerli halk Aborjinlerin zor günleri başlar. Yerleşik düzene geçmeyen, avcılık ve balıkçılık yaparak tamamen doğal yaşayan yerli masum halk, wudgebulla (beyaz adam) ' nın adaletine ve insafına kalmış biçimde 100 yıl kıyım, işkence, sürgüne maruz kalmış ve farklı asimile programlarıyla yüzbinlercesi yok edilmiştir.

Babaları İngiliz anneleri Aborjin melez çocuklar, hükümet programı dahilinde annelerinden alınır, kamplarda bir süre kaldıktan sonra çiftliklerinde hizmet etmeleri için yetiştirilir. Molly, Daisy ve Gracie melez üç kuzen de bu programa dahil edilir. Molly 14 yaşındadır, her şeyin farkındadır. Kaçışı kafasına koyar ve planını gerçekleştirir. Dokuz hafta süren zor yolculuk başlar.
Gerçek yaşam öyküsü olan kitap, Molly'nin kızı yazar tarafından annesi ve teyzesinin anlattıklarıyla kaleme alınır.
Bir halkın yaşadıkları hakkında fikir edinebileceğiniz, değerli bir kitap.
Aborijinlerin asimilasyonu döneminde, İngiliz baba ve aborijin anneden doğmuş olan melez çocukları, küçük iken annelerinden ayırıp, kamplarda eğiterek çiftliklerde çalıştırmayı ve özgeçmişlerini ve kültürlerini tamamen unutturmayı hedefleyen bir hükümet programını ve buna karşı koyan 3 genç kızın başından geçenleri anlatan etkileyici bir kitap.
Keyifli okumalar
Avusturalya'da üç Aborijin çocuğun Dokunaklı bir eve dönüş hikayesi işlenmiş..Sömürülmenin müstemleke olanlar tarafından algısını insanlığa kazandırıyor..Bende Empati geliştiren her şeyi kazanç görürüm.
Pes etememeye bir kere daha karar verdim. Bu kitap sayesinde . Kısa ama oz bir kitap yaşanmış bir olaydan alıntı olması dahada etkileyici...filmini izlemek yerine kitabını okumanızı tavsiye ederim
Avusturalya ve Aborjinler dendiğinde akla gelen bir bu kitap bir de Marlo Morgan'dan Bir Çift Yürek'tir bence...
Gerçek bir hikayeye dayalı olan bu kitabın yazarı, kitaptaki karakterlerden birinin öz be öz çocuğu, yeğeni.

İnsanoğlunun ne kadar ezildiğini, güçlünün kendinden zayıfı nasıl da ezdiğinin göstergesi.

Canım öğrencilerimle beraber okuduk, konuştuk, izledik. Öğrencim derste kitabın bir bölümünü okurken ağladığımı hatırlıyorum. Acı.

İnsan, herşeye alışıyor ama yapılan haksızlığa dayanamıyor.
O gece, çölden yeni gelenler "uygarlıkla" tanıştırılmışlardı. Beyazların yemeklerini yemişler, onların şapkalarını takmışlar, rahatsız giysilerini giymişlerdi. Birkaç gün sonra kadınlar kampın çevresinde çeşitli renk, uzunluk ve modellerde bir değil, iki-üç giysi giyerken görülmüşlerdi. Kimse onlara bir kerede tek bir giysi giymeleri gerektiğini söylemeyi akıl edememişti. Elbiseleri nasıl giymeleri gerektiğini bilmiyorlardı. Bir elbise kirlendiğinde bir başkasını giymeleri gerektiğini söyleyen de olmamıştı.
Doris Pilkington Garimara
Sayfa 47 - Nokta Yayınları
Onlara "Patron ve hanım, burada çıplak insanlar görmek istemiyor," denmişti.

"Her şeyi örtmek zorundayız. Herkes örtünmeli," demişlerdi.

Çember oluşturarak durmuşlar, patronla hanımın ve diğerlerinin bedenlerini örtmek için nasıl kumaşlar kullandığına bakmışlardı. Çöl göçebeleri şaşkındı; insanların çıplaklıklarından neden utanabileceğini ya da rahatsız olabileceğini anlamıyorlardı. Bu insanlar kendi ortamlarında, insan kılından yapılmış pubik bir örtü dışında çıplak dolaşıyorlardı. Bedenlerini sadece kırmızı aşıboyası ve hayvan yağından yapılmış bir merhemle örtüyorlardı. Bu merhemin onları hastalıktan ve kötü ruhlardan koruduğuna inanıyorlardı. Ancak en temel kullanım nedeni avlanırken insan bedeninin kokusunu ortadan kaldırmaktı. Bunun yanı sıra bedenleri törensel olaylar ve ritüeller sırasında da yağlanıyordu.
Doris Pilkington Garimara
Sayfa 40 - Nokta Yayınları
Aborijinlerin gelenekleri gereğince, bir insanın adı ölümünden sonra asla telaffuz edilmiyor. Aynı ismi taşıyan birinden de "malum kişi" anlamına gelen 'gurmanu' ya da ismin yerine kullanılan bir sözcük olan Nguberi diye söz ediliyor. Örneğin, Adam Thomas, Adam adındaki bir başka kişinin ölümünden sonra Nguberi Thomas olarak anılmaya başlıyor.
Doris Pilkington Garimara
Sayfa 5 - Nokta Yayınları
Binlerce mil güneyde, politikacılar ve resmi görevliler, Molly, Daisy ve Gracie gibi çocukların kaderini tayin etmeye çalışıyorlardı.

Resmi makamlar artık geleneksel ya da saf kan Aborijinlerden çok, melez veya yarı Aborijin çocuklarla ilgileniyorlardı. Yarı Aborijin çocukların, koyu renk tenli akrabalarına oranla daha zeki olduklarına, ayrı bir yerde tutup hizmetçi ya da işçi olarak eğitilmeleri gerektiğine inanılıyordu. Bu çocukların refahını sağlayacak ve eğitim ihtiyaçlarını karşılayacak politikalar geliştiriliyordu. Molly, Daisy ve Gracie, beyazların kendileri için düşündüklerinden habersizdiler. Onlar da beyaz bir babadan olma çocuklar için tasarlanan planın bir parçası olacaklardı. Anneleri rastgele cinsel ilişkide bulunmakla suçlanıyordu. Beyaz erkekler, kendi toplumlarına geri dönene kadar cinsel ihtiyaçlarını yerli kadınlarla gideriyorlardı.
Doris Pilkington Garimara
Sayfa 57 - Nokta Yayınları
Batılılar için tarih ve uzaklık önemlidir; Aborijinlerin öykü anlatma tarzında ise mevsimler ve doğal ortamın özellikleri çok daha büyük önem taşır.
Doris Pilkington Garimara
Sayfa 8 - Nokta Yayınları
Batı Çölü'nün Mardu halkıyla beyazlar arasında bastırılamayan tek mücadele, beyaz yapı işçileri kutsal bir yeri kazıp kutsal nesneleri ortaya çıkardıklarında yaşanıyordu. Bu hareket iki grup arasında çatışmaların olmasına yol açıyordu. Mardular, kutsal topraklarına zarar veren iki işçiyi mızrakla öldürmüşlerdi. İşçiler, kuyu kazmakla görevlendirilen büyük bir ekibin elemanlarıydılar.
Doris Pilkington Garimara
Sayfa 32 - Nokta Yayınları
Geleneksel Aborijin toplumunun sayılarla, tarihlerle, daha doğrusu genel anlamda matematikle hemen hemen hiç ilgisi yoktu. Doğa onların sosyal takvimiydi, her şey mevsimsel değişiklere bağlı olaylar ve gelişmelerle ölçülürdü. Örneğin yaz sıcağa, toza ve sineklere bağlı göz sorunlarının ortaya çıktığı bir pink eye (pembe göz) zamanıydı.
Doris Pilkington Garimara
Sayfa 7 - Nokta Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çit
Alt başlık:
Özgürlüğünüz İçin Nereye Kadar Gidebilirsiniz
Baskı tarihi:
Temmuz 2003
Sayfa sayısı:
158
ISBN:
9789759254773
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Follow the Rabbit-Proof Fence
Çeviri:
Gül Yılmaz
Yayınevi:
Nokta Kitap
1931 yılında Avustralya Hükümeti'nin isteği üzerine siyah Aborijin çocuklar ailelerinden alınarak, eğitim görme gerekçesiyle beyaz ailelerin yanına hizmetkar olarak verilip, asimile edilmeye başlanır. Bu asimile programında Aborijinler'in kendi dillerini konuşmaları yasaklanır. Aborijin olduklarını unutmaya, kültürel olarak birer 'Beyaz' olmaya zorlanırlar. Molly ve Molly'nin kuzinleri olan Daisy ve Gracia'yi görevliler zorla evlerinden alıp Monroo isimli yere götürürler. Sefalet ve pislik içinde birer mahkum hayatı yaşadıkları parmaklıklı pencerelerinden, buz gibi soğuk ve sert yataklarından nefret ederek kaderlerine boyun eğmeyip kapmtan kaçmaya karar verirler. Evin yolunu bulmak için tavşan geçirmeyen 2000 km'lik çiti takip ederler. Evlerine doğru bir ay sürecek zorlu bir yolculuk onları beklemektedir. Yaklaşık 100 bin çocuğun ailelerinden koparılıp beyazların yanına verildiği program, Avustralya tarihinin kara lekelerinden biridir. Avustralya Hükümeti,1997 yılında bu ayrımcı uygulama yüzünden resmen Aborjinler'den özür diledi. (Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 74 okur

  • Hatice Erçin
  • FÜSUN AYDEMİR
  • eylül yarıcı
  • Güneş Duygu
  • BÜŞRA ÇİL
  • Betül
  • Nihal Mol Guzel
  • ,
  • Kitap kurdu
  • Eylem Yarıcı

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%4.4
18-24 Yaş
%15.6
25-34 Yaş
%35.6
35-44 Yaş
%33.3
45-54 Yaş
%6.7
55-64 Yaş
%2.2
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%63.2
Erkek
%36.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (8)
9
%14.3 (4)
8
%28.6 (8)
7
%14.3 (4)
6
%3.6 (1)
5
%0
4
%0
3
%3.6 (1)
2
%0
1
%7.1 (2)