Ben de sizin gibi rüya görüyor ve gece kabusları yaşıyorum. Ben de sizin gibi korkuların neden gece hükmettiğini hep merak etmişimdir. 20 yıl düşündükten sonra, artık korkuların karanlıkta çıkmadığını; daha ziyade onların her zaman orada olan ama gün ışığının parlaklığında silinen yıldızlar gibi olduğunu hükmettim”
Nasıl ki kemikler, et parçaları, bağırsaklar ve kan damarlari derinin altına gömülü olduğu için insan görüntüsü çekilir bir hal alıyorsa, ruhun heyecanları ve tutkuları da aynı şekilde hiçliğe gömülür; hiçlik, ruhun derisidir.