Hala bugün bile, bir zamanlar sadece Hitler’in mimarı olarak kalmayı istemiş biri olarak ne noktaya geldiğimi düşündükçe içimi bir ürperti kaplar. Hâlâ zaman zaman karşısına oturuyor, hatta onunla birlikte eski yapı planlarını karıştırıyordum ve aynı anda onu ortadan kaldırmak için zehirli gazı nasıl temin edebileceğimi düşünüyordum. Üstelik bu adam, tüm gerilimlere rağmen hålâ beni seviyordu ve başkalarına kıyasla bana daha fazla hoşgörü gösteriyordu. Uzun yıllar boyunca insan hayatının bir değer ifade etmediği bir çevrede yaşamıştım. Şimdi ise, bu yaşantının üzerimden öylece geçip gitmediğini fark ettim. Artık yalnızca aldatma, entrika, alçaklık ve cinayet eğiliminin hüküm sürdüğü bir dünyanın içine çekilmiş biri değildim; ben de bu yozlaşmış dünyanın bir parçası olmuştum. On iki yıl boyunca aslında pek düşünmeden katillerin arasında yaşamıştım. Şimdi rejimin çöküşü sırasında, bizzat Hitler'in bana verdiği ahlaki dürtüyle ona karşı bir suikast girişiminde bulunmaya hazırlanıyordum.