Bu olayların üstünden yirmi beş yıl geçti. Vicdanımı rahatsız eden şey, her ne kadar büyük olursa olsun, geçmişte yaptığım hatalar değildir. Benim asıl ahlaki çöküşüm, ayrıntılarda değil, bizzat o topyekûn felaketin bir parçası almamda yatıyor. Ben yalnızca, dünya egemenliğini hedefleyen bizim için hiçbir zaman şüphe götürmeyen bir savaşa katılmakla kalmadım. Kendi becerilerim ve enerjimle bu savaşı aylarca uzattım. Yeni Berlin için tasarladığım o devasa kubbenin üzerine yalnızca bir sembol olarak değil, Hitler'in gerçekten sahip olmak istediği o dünya küresini koymuştum. Bunun anlamı, tüm milletleri boyunduruk altına almaktı. Fransa'nın küçük bir devlete dönüştürüleceğini, Belçika, Hollanda ve hatta Burgonya'nın Reich'a katılacağını biliyordum.
Polonya ve Sovyet halklarının ulusal varlıkları yok edilecek, köle halklara dönüştürüleceklerdi. Hitler, Yahudi halkını yok etme amacını da gizlememişti; 1 Eylül 1939'daki Reichstag konuşmasında bunu açıkça söylemişti.