Aybars S.

Hitler'in yaşamının maceracı niteliği ve oyununun yüksek riskleri, ona özellikle Kasım 1936'da Kardinal Faulhaber ile Obersalzberg'de yaptığı uzun bir görüşmeden sonra daha da farkına varılmış gibi görünüyordu. Bu görüşmenin ardından Hitler, akşam alacakaranlığında yemek odasının balkonunda benimle yalnız oturuyordu. Uzun süre pencerenin dışına dalgınca baktıktan sonra düşünceli bir şekilde şöyle dedi: "İki olasılık var: Planlarımı tamamen başarıya ulaştırmak ya da başarısız olmak. Eğer başarırsam tarihin en büyüklerinden biri olacağım. Başarısız olursam mahkûm edilecek, nefret edilecek ve lanetleneceğim."
Sayfa 118·Kitabı okudu
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Savaş öncesinde dahi Hitler, zaman zaman siyasi hedeflerine ulaştıktan sonra devlet işlerinden çekilecegıni ve hayatını Linzde sonlandırmak istediğini ifade ediyordu. Artık siyasi bir rol oynamayacağını, çünkü yalnızca tamamen geri planda kalırsa halefinin otorite kazanabileceğini söylüyordu. Ona karışmayacağını belirtiyordu. Insanlar, yeni liderlerinin artık gücü elinde tuttuğunu anladıklarında ona hızla alışacaklardı. O zaman kendisi unutulacaktı. Herkes onu terk edecekti. Hafif bir kendine acıma duygusuyla bu sözlerine şöyle devam ediyordu: "Belki eski çalışma arkadaşlarımdan biri beni arada bir ziyaret eder. Ama bunun olacağını sanmıyorum. Bayan Braun dışında kimseyi yanıma almam; Bayan Braun ve köpeğimle kalırım. Yalnız olacağım. Kim benimle uzun süre gönüllü olarak kalır ki? Kimse artık benden haberdar olmayacak. Hepsi halefimin peşinden koşacak! Belki yılda bir kez doğum günümde beni ziyarete gelirler." Elbette, yemek masasında bulunanlar buna karşı çıkıyor, her zaman ona sadık kalacaklarını ve hep yanında olacaklarını ifade ediyorlardı. Hitler'in siyasetten erken emekli olmasının nedeni ne olursa olsun, böyle anlarda otoritesinin kaynağı ve sebebinin onun kişiliği ve telkinleri değil, iktidar konumu olduğunu varsayıyor gibiydi.
Sayfa 117·Kitabı okudu
Alıntı
İster bir işletmenin yöneticisi, ister bir hükümet başkanı ya da bir otokrat olsun; her makam sahibi sürekli bir çatışmanın içindedir. Bulunduğu o makam lütfunu öyle cazip kılar ki, bu lütuf astlarına rüşvet gibi dağıtılabilir. Bununla birlikte etrafındakiler yalnızca dalkavuğa dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya kalmaz; aynı zamanda göz göre göre otorite sahibini etkileme ve ona yaranma cazibesine de kapılabilir.
Sayfa 100·Kitabı okudu
Alıntı
Her yerde çiftçiler işlerini bırakmıştı; kadınlar el sallıyordu. Adeta biz zafer yürüyüşü gibiydi. Araba ilerlerken Hitler bana doğru eğildi ve şöyle dedi: "Bugüne kadar sadece bir Alman bu şekilde karşılandı: Luther! Ülkeyi dolaşırken insanlar uzaklardan toplanır ve onu tebrik ederdi. Bugün de beni!”
Sayfa 82·Kitabı okudu
Alıntı
Ailem bu evde mutlu bir şekilde yaşıyordu. Keşke ben de bir zamanlar eşimle hayalini kurduğum gibi bu aile mutluluğuna katılabilseydim. Geç saatlerde ve yorgun bir halde eve geldiğimde çocuklar çoktan yatmış olurdu. Ben de eşimle birlikte yorgunluktan sessizliğe bürünürdüm. Bu donukluk giderek sıklaştı ve bugün geriye baktığımda, aile hayatlarını şatafatlı bir yaşam tarzıyla mahveden parti elitlerinden hiçbir farkım yoktu. Onlar verdikleri resmi pozlar içinde donup kaldılar; ben ise aşırı çalışma temposu içinde.
Sayfa 80·Kitabı okudu
Alıntı