“Güzel evimde oturmuş, aynada kendimi seyrediyorum…. Parmaklarım yüzümde dolaşıyor… Her bir çizginin, kırışığın üzerinde bir süre duruyor… Gülümsüyorum… Kendi kendime… Her bir ince çizgiyi tek tek okşuyorum…
Sevgili çizgilerim benim, sevgili kırışıklıklarım, sizi ne kadar seviyorum… Siz bana ne çok şey öğrettiniz… Siz benim mutluluğum, siz benim savaşımım, siz benim mutsuzluğum, siz benim acılarım, siz benim özgürlüğümsünüz… Sevgili, ince, zarif çizgilerim… Dostlarım. Siz olmasanız ben ne yapardım? Siz benim kararlılığım, siz benim gücümsünüz. Sizi oluşturana dek neler yaşadım… neler çektim… nasıl savaştım ben… ve size böyle anlayışla, mutlulukla bakabilmek için… ne çok uğraştım.