“Ben insanların her anlamda özgürce yaşayabildiği, kimsenin kendi doğrusunu bir diğerine dayatmadığı ,savaşın asla onaylanmayacağı , sevgi ve saygının hükmettiği bir toplumda yaşamak istiyorum. “
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Her şeye sinmiş, her yerde var , sağıma baksam korkuyorum , soluma baksam korkuyorum , bir söz söyleyeceğim diye korkudan titriyorum. Ama kim bilir , belki bu korku yalnız korku değil de bir şeylere ulaşma isteği , bu istek korkudan da güçlü !"
Hata diye bir şey yoktur . Başımıza açtığımız olaylar ne kadar tatsız olursa olsun , öğrenme ihtiyacında olduğumuz şeyi öğrenmemiz için gereklidir. Hangi atımı atarsak atalım , gitmeyi seçtiğimiz yerlere ulaşmamız için gereklidir.
Hemen hemen sürekli gerçek , değişmez yasalara uymakla beraber , gerçeğe benzeyen bir karakter taşır. Hatta bazen, bir şey ne kadar gerçek ise , o kadar gerçekten uzak gibi görünür .
Akşam olunca, mahpushane avlusundan geçiyormuş mahpuslar. Yani, o saatten sonra canları ne kadar çekerse çeksin , gökyüzünü görmeleri yasakmış. Geceleyin avluya çıkıp göğün derinliklerinde parlayan yıldızlara bakmaları da yasakmış tabii.
Onlar da işte ne yapsınlar ranzalarına uzanıp mutsuz bir yüzle sürekli dışarıyı düşünürlermiş bu yüzden.