Zamanla fark ettim ki babamın kuralları yalnızca işine yarayan bir felsefenin temelini oluşturmakla kalmamış, aynı zamanda onun kişiliğine dair her şeyi anlatan birer araç olmuştu.
İnsanlık için en büyük dileğim barış, huzur ya da neşe değil. Başka birinin ölümü karşısında bizim de içimizde ufak bir şeyin ölmeye devam etmesi. Öyle ki bizi insan yapan şey, yalnızca empatinin getirdiği acı. Ve bunu kaybedersek, Tanrı'nın hiçbir versiyonu bizi kurtaramaz.
Ölümsüzlük, gençliğin ahmaklığını ya da kırılganlığını dizginleyemez. Masumiyet kendi elimizde anlamsız bir ölüm tecrübe etmeye mahkumdur, geri alamayacağımız hatalarımızın bir kurbanıdır. Böylece bir zamanlar bizi ayakta tutan merakı sonsuz yolculuğuna uğurlarız ve herhangi bir teknolojinin tamir edemeyeceği nasırlarla kaplı, hiç dile getirmediğimiz yara izleri alır o merakın yerini.