Daha önce çocuklarini denize teslim etmiş Mustafa ve Mesude' nin hikayesi bu. Sade, basit bir anlatımı var. Mülteci sorunu da var tabi ki bu son yıllarımızın kaçınılmaz olayı. Egeyi kaçak geçmeye çalışan bir teknenin batması sonucu kurtulan Samir isimli bir bebegin, daha önce ölen oğulları Deniz' in geldiğine inanan daha doğrusu inanmak isteyen Mustafa' nın kısaca yaşadıkları anlatılıyor. Beni en çok iki anne arası dil bilinmese de yaşadıkları duygu alışverişi üzdü. Aslında ikisi de bir şekilde çocuklarını kaybetmiş oldu ve yine ikisi de aynı sebeple kazanmış oldu. Evet bir anneyi en iyi bir anne anlıyormuş ve bu benim annelik sürecini yaşamdan önce asla anlayabileceğim bir şey değilmiş. Şunu da not almak gerekiyor Zülfü Livaneli' nin son zamanlarda yazdığı kitaplar eskiyi aratıyor. Çok tahmin edilir sonlar ve o sonlar okuyucuyu vurmuyor. Seranadı okuyup günlerce ağlamıştım etkisinden çıkamamıştım. Kardeşimin hikayesindeki sonu düşünüyorum sonra.. Bilemiyorum.