Gelecek yıl burada, şu bakır rengi dikenlerin yerinde için bulanmadan bakamayacağın çirkin beton apartmanlar villalar yükselecek. Sokaklarında yalnız birbirlerine gösteriş yapmak, para para, yalnız para kazanmak için yaşayan, insanlarını unutmuş yaratıklar caka satacaklar. Otomobiller yüz elli, iki yüz kilometreyle Londra asfaltında insan ezerek buraya girecek... Belki kuşlar çok derin, eski bir içgüdüyle buraya, o zaman kesilmiş olacak olan şu ulu çınarın üstüne, göğüne uğrayacaklar, bir an duraklayıp bir şeyler arayacak, bir şeyleri anımsamaya çalışacak, beton yığını evlerin üstünde küme küme dolaşacak, konacak bir yer bulamayıp bir uzak keder ile başlarını alıp çekip gidecekler.
"Dur Mahmut, dur eyleme."
"İstanbul şehrinin bir daha falına bakmak gerektir. Son bir kez daha..."