"Ufak şeylerden zevk alabilmek, lüks yerine zarafet aramak,saygı beklemek yerine değerli olmak,zengin olmak yerine kimseye muhtaç olmamak,sıkı çalışmak, sessizce düşünmek ve dürüst konuşmak.Yıldızları, kuşları, bebekleri ve bilgeleri açık kalple dinlemek.
İşte benim senfonim."
Sıra dağlar, ormanlık bayırlar ve iki yanını söğütlerin tuttuğu çay, cam gibi saydam havada tıpkı yeni yapılmış bir resim gibi taze; yeryüzünün tüm güzelliği, kimin kendisine kulak vereceğine bakmaksızın, o hafif ve özlem dolu sesiyle konuşuyor...
Tek başıma ilerlerken aklıma geldi, bugüne kadar gerçekte bütün yolları böyle yalnız yürümüştüm; gezintilere tek başıma çıktığım gibi, yaşamımın bütün adımlarını tek başıma atmıştım. Dostlar, akrabalar, kendileriyle iyi konuşup görüştüğüm tanışlar, sevgililer hep benimle beraber olmuş, ama asla beni bütünüyle sarıp sarmalayamamış, hiç bir zaman içimdeki boşluğu dolduramamıştı...