^Her şeyde hayal kırıklığına uğramıştı. Her şeye yabancılaşmıştı. Ucuz bira nasıl hiç tat vermiyorsa, çete yoldaşlığıda tatsız geliyordu artık. Çok uzaklaşmıştı onlardan. Onunla bu gençler arasında devasa bir uçurumun ağzı gibi açılmış binlerce kitap vardı.^
Hayatında ilk defa aşkı hissettiği bir kadın uğruna baştan sona hayatını değiştiren bir işçi adamın düşünceleri bunlar.Kendini onun yanına ve onun ait olduğu hayatına yakıştırabilmek için belki de kimsenin yapmayacağı şeyler yaptı Martin eden.Onun dünyasına tamamen yabancı bir şeyler sarıldı. Kitaba...
Aşık olduğu kadınla arasında sosyal uçurumu sadece kitap okuyarak, öyküler,hikayeler yazarak kapadı. O kadar kaptırdı ki kendini tüm hayatı kitaplar ve yazı yazmak oldu.En sonunda aşağı sınıftan olan, herkesin yolda görse kılık kıyafetine ve duruşuna saygı duymayacağı adam gitti ve yerine bir o kadar saygı duyulan ve kendisine üst tabakadaki insanların bile gıpta ettiği bir Martin Eden geldi. Ama Martin Eden'in hayatındaki bu değişim aslında onun sonunu da getirdi.Sırf aşkı için benliğini kaybeden ve sınıf atlayan bir insanın aslında gerçek mutluluğu da bir türlü bulamadığını anlıyoruz.Şöhret ve para sanıldığı gibi mutluluk için gerekli şeyler değil bana kalırsa. Kim olursa olsun kimse hayatının aşkı sandığı kişi için veya başkası için olmak istemediği bir olmamalı.