"Hem dost ve ahbab ise: Eğer onlar îman ve amel-i sâlih sebebiyle Cenâb-ı Hakk'ın dostları iseler, "El-hubbu Fillah" sırrınca, o muhabbet dahi, Hakk'a aittir."
"Madem peder, kimseyi değil, yalnız veledinin kendinden daha ziyade iyi olmasını ister. Ona mukabil veled dahi, pedere karşı hak dava edemez. Demek valideyn ve veled ortasında fıtraten sebeb-i münâkaşa yok. Zira münâkaşa, ya gıbta ve hasetten gelir; pederde oğluna karşı o yok. Veya münâkaşa, haksızlıktan gelir; veledin hakkı yoktur ki, pederine karşı hak dava etsin, pederini haksız görse de, ona isyan edemez. Demek pederine isyan eden ve onu rencide eden, insan bozması bir canavardır."
Tasavvufta ve hikmet geleneğinde günâhın, hatanın ve nefse cazip gelen şeylerin insanı Allah’a yaklaştırması, ‘‘günahın kendisinin yüceltilmesi’’ değil; o günahın ardından yaşanan nedamet