Ayşegün Korkmaz

Paylaşalım da bilgilensinler erkeklik ve kadınlığı ne belirler
Erkek çocuklara: kadının namusunun erkeğin üzerinde olmadığını, evin direğinin erkek olmadığını, bir kadının erkeğin malı olmadığını, kadının da özgür birey olduğunu, bedeni ve kendisi hakkındaki düşüncelerine, davranışlarına kadının karar vereceğini, aile içerisindeki ikincilik, bulaşık yıkama ve çocuk bakma rolünün kabul edilemeyecek olduğunu, temizliğin ve genel her şeyin insani bir gereklilik olduğunu, kadınında insan türünün bir cinsi olduğunu, “erkektir sever de döverde” kalıplarının değişmesi gerektiğini, cinsellik diyince kadının yerilip, erkeğin övüldüğü bir düzenin bizim tasarımımız olduğunu, p*nisin v*jinadan aşağı seviyede olmadığını ve klitoris’in erkeğin üreme organının gelişmemiş hali olduğunu, en güçlü görünüşünün kaba kuvvette değil, vicdanı,merhameti , kültürü ve saygısından oluştuğunu, insanlara dayatılmış olan cinsiyet rollerinin toplumsal bir ürün olduğunu (erkeklerin mavi renkle, kadınların pembe renkle ifade edildiği gibi.) bu toplumsal rollerin aşılabilecek kalıplar olduğunu ve değişmez görünenin yalnızca beyinlerinin içerisindeki önyargılar olduğunu akletmesini öğrenmesi gerekir. Bu yalnızca ailede değil: dilde, devlette ve toplumsal olan her şeyde başlar. “Karı gibi gülme.” Terimleri. Devletin kreş politikaları, kadının kaç çocuk yapacağına karar verdiği, kadının ve ya erkekliğin nasıl olacağını düzenlemesi emzirme izinleri, regl kuralları gibi gibi şeyler aslında en çok farkında değilsiniz ama toplumsal cinsiyetin ne olduğunu bilmeyen erkeklerin de hayatını etkiliyor. Erkekliğiniz doğdunuzdan bu yana size öğretilen kalıplarla gelişiyor, toplum baskılarıyla büyütülüyorsunuz. Mizacı sert olmayan erkeğin “erkek olmadığını” düşündüren kalıplarda gelişiyorsunuz. Kadın cinsinin ezilmesine en çok tepki göstermesi gereken sizlersiniz. Hadi
Alıntı
Gönderi kullanım dışı
Hüseyin Karabulut isimli okura yanıt verildi
Ayşegün Korkmaz
Bu söylediğiniz şey çok doğru. Ülkemizdeki kadınların büyük çoğunluğu pembe panjurlu evinde gönüllü köle olmak için yetiştiriliyor, kendi başına ayakta durabilmek için değil.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Paylaşalım da bilgilensinler erkeklik ve kadınlığı ne belirler
Erkek çocuklara: kadının namusunun erkeğin üzerinde olmadığını, evin direğinin erkek olmadığını, bir kadının erkeğin malı olmadığını, kadının da özgür birey olduğunu, bedeni ve kendisi hakkındaki düşüncelerine, davranışlarına kadının karar vereceğini, aile içerisindeki ikincilik, bulaşık yıkama ve çocuk bakma rolünün kabul edilemeyecek olduğunu, temizliğin ve genel her şeyin insani bir gereklilik olduğunu, kadınında insan türünün bir cinsi olduğunu, “erkektir sever de döverde” kalıplarının değişmesi gerektiğini, cinsellik diyince kadının yerilip, erkeğin övüldüğü bir düzenin bizim tasarımımız olduğunu, p*nisin v*jinadan aşağı seviyede olmadığını ve klitoris’in erkeğin üreme organının gelişmemiş hali olduğunu, en güçlü görünüşünün kaba kuvvette değil, vicdanı,merhameti , kültürü ve saygısından oluştuğunu, insanlara dayatılmış olan cinsiyet rollerinin toplumsal bir ürün olduğunu (erkeklerin mavi renkle, kadınların pembe renkle ifade edildiği gibi.) bu toplumsal rollerin aşılabilecek kalıplar olduğunu ve değişmez görünenin yalnızca beyinlerinin içerisindeki önyargılar olduğunu akletmesini öğrenmesi gerekir. Bu yalnızca ailede değil: dilde, devlette ve toplumsal olan her şeyde başlar. “Karı gibi gülme.” Terimleri. Devletin kreş politikaları, kadının kaç çocuk yapacağına karar verdiği, kadının ve ya erkekliğin nasıl olacağını düzenlemesi emzirme izinleri, regl kuralları gibi gibi şeyler aslında en çok farkında değilsiniz ama toplumsal cinsiyetin ne olduğunu bilmeyen erkeklerin de hayatını etkiliyor. Erkekliğiniz doğdunuzdan bu yana size öğretilen kalıplarla gelişiyor, toplum baskılarıyla büyütülüyorsunuz. Mizacı sert olmayan erkeğin “erkek olmadığını” düşündüren kalıplarda gelişiyorsunuz. Kadın cinsinin ezilmesine en çok tepki göstermesi gereken sizlersiniz. Hadi
Alıntı
Gönderi kullanım dışı
Ayşegün Korkmaz
Müthiş.