İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
Okurken kendimi nedense aşırı gergin hissettiğim bir kitap oldu. Dönemin sıkıntılarını öyle bir dille anlatılmış ki kendim yaşıyorum gibi hissettim. Elbette okurken çok sıkıldığım zamanlar da oldu. 9. sınıfta aldığım bu kitabı 27 yaşında okuduğum halde bu durumdayım. Buradan edebiyat hocamın kulaklarını çınlatmak isterdim lakin ismi hafızamda yer etmemiş. Sanırım çok iyi bir kadındı, kötü biri olsa hiç unutmazdım. İnsan oğlu böyle değil mi zaten, iyi olanı unutur hep kötü anılarla yaşarmış.
Psikonet yayınlarından yine yeterli bilgiyi aktaran ve kendimi zor insanlara karşı mücadelede zorlanmadan geliştirmemi sağlayacak bir kitap daha bitirmiş oldum. Sizin de hayatınızda böyle zor insanlar varsa okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Bu ay bitirdiğim üçüncü Amanvermez Avni kitabı ve her seferinde soluksuz bir şekilde okuyorum. Beni ber defasında şaşırtıyor. Türk edebiyatında böyle bir eserle karşılaşmak beni son derece mutlu hissettirdi.
Arsen Lupen’den sonra ne kadar kısa da olsa soluksuz okuduğum, temposu hiç düşmeyen ve merak duygusunu sürekli canlı tutan nadir polisiye kitaplardan biri oldu.
Okumak istemeyeceğim bir kitabı okumak kadar acı veren başka bir durum olduğunu sanmıyorum. Bilimkurgu okumayı severim oysa... Dune mesela onu okurken kendimi çok farklı bir yerde hissetmiştim. Sanki Arrakis'in kumları yüzüme vuruyordu. Bu kitap daha çok ucuz bir propaganda kitabı gibi ilerliyor.
400. sayfaya geldim ve tekrarlıyorum tam bir propaganda kitabı.