📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Onca zenginliğe rağmen hâlâ sorunlarının olması Alix'e komik geliyordu.
Alix o anda milyon dolarlık manzaraları olan gösterişli evlerde yaşasa da herkesin sorunları olduğunu fark etti.
"Kurtarılmaya ihtiyacım olmadığını bil yeter."dedi.
"İstesem de yapamam zaten. "
Alix ağzındakileri yuttu, kolasından biraz daha içti"Neden?"
"Benim işim bu değil. Kurtarma işini Tanrı'ya bırakırım. İnsanları o kurtarır, ben sadece yolu gösteririm."
Bir ara Lydia onlara dükkânın içinde dolaşmalarını ve en çok sevdikleri renklerde üç tane yumak seçmelerini istemişti. Bu alıştırma o anda Jacqueline'e çok da anlamlı gelmemişti. Jacqueline açık gri, koyu mor ve parlak kırmızı rengi seçmişti. Lydia sonra da en kötü buldukları rengi seçmelerini istemişti. Jacqueline hemen açık sarı bir yumağı eline almıştı. Lydia zıt renklerden bahsetmiş ve renklerin birbirini nasıl tamamladığını göstermişti. Gerçekten de sarı renk tıpkı onun da söylediği gibi mor rengin yanında tamamen farklı bir hava yaratmıştı. Bu zıtlığın bu kadar etkili olması Jacqueline'i çok şaşırtmıştı.
Önceden böyle şeyler yapmamış olmakta bir sorun yoktu tabii ki; ama o klasik kızarıp bozarmalar yok muydu? İnsanların dalga geçmesi için davetiye çıkarıyorlardı. Neden izin veriyorlardı etrafındakilere? Neden durmuyorlardı fikirlerinin, hayatlarının, düzenlerinin, tercihlerinin ve sahip oldukları kişiliğin arkasında?