Tam on altı buçuk yaşındaydım ilk kocama kadın olduğumda dedi gülümsedi bir damla acı aktı gözünden devam etti. Benden yaşıt olarak büyük olmasına mı yoksa aynı evde beş kişi yaşamamıza mı sitem etsem bilemedim. Aslında bu hayatta neye üzüleceğimi hiç bilemedim. Daha aileme doyamadan feci bir kazada kaybetmiştim. Tanrı sadece beni kurtarmaya layık görmüştü. Görmüştü ama başıma gelmeyen kalmamıştı. Tam hayatım düzene girdi evlatlık verildiğim aileden geri alınmıştım, aslında alınmasam belki bende anne olabilir farklı bir dünya da yaşayabilirdim. Ama olmadı işte bazen kader deriz, bazen kaderi de kendimiz çizeriz ama suçu yine kadere atarız. Eşimi pek sevmemiştim ama yine de iyi gibiydi bana. Tek başıma evin hanımı olacağım derken üç erkek bir kadının içine düşmüş beş kişilik bir aile olmuştuk. Yine de sustum bir şey demedim. Belki bir çocuğum olurdu karakaş kara göz beni andırırdı normal bir yaşamım olurdu. Yengem hep aklımı böyle bulandırmıştı onunda amacı belliydi ya zaten eşim olacak adamdan belli miktarda nakit para almak ve almıştı da.
Bu saatte gelen aramadan hayır gelmeyeceğini hayat, bana gayet güzel örneklerle göstermişti maalesef. Yatağımdan istemsizce hareketlenip felaket sinyalcisi olan telefonuma uzandım. Ekrandaki ismi gördüğümde gerçekten de hayırsız bir haber olduğunu anlamıştım. Açıp açmamak konusunda tereddüt etsem de ekranı sağa kaydırıp alo demiştim. Karşımdaki kadın olayları tek nefesle özetlemeye çalışırken benim anladığım tek şey karşımdakinin hissettiği korku ve heyecandı. Benimle konuşabilmenin heyecanı ve bir başkasına yakalanmanın korkusuydu bu. Telefonu kapadığında hala karşımdaki konuşuyormuş gibi bekliyordum. Kendime geldiğimde mutfağa geçip bir bardak su doldurup derin bir nefes aldım bir hamlede suyumu bitirdim. Bu gece uyumamın imkânı yoktu artık. Masanın köşesinde duran sigara paketimden bir dal alıp titreyen elimle yakmaya çalıştım. İkinci denemem de yakmıştım. Derin derin içime çektikten sonra kendime hala hayret ediyordum. Hala gözümden bir damla yaş gelmemişti. Demek ki acıya gerçekten de alışmıştım. Kendimi en güvenli hissettiğim yer olan banyoya attım ve sıcak suya teslim oldum. İşte buradaydım huzurun kollarında, akan sular ruhumdaki bütün kötülüğü pisliği temizliyordu işte.
Beni ben yapan arındıran sıcak sular…