Konuşmak güç. Hantal sözlerle yetinmek zorunda kalıyor insan.
Yazı hem daha güç hem daha kolay. Vaktin (uğultulu, dingin) akıp gidişine aldırış etmeyebilen her şey gibi...
Onun da içinden o garip, inanılması güç, anlamsız "Şimdi ne olacak? İşim bitti. Ne yapacağım şimdi?" duygusu eser geçer mi? Oysa her bitim yeriniden başlamayı gerektirmez mi ardından, ister istemez?