İBRET
ACILAR IÇİNDE BULUNAN MUTLULUK
Sahabeden İmrân b. Husayn (r.a) karın ağ nsi hastalığına yakalanmıştı. Bu nedenle otuz yıl boyunca sırt üstü yatmak zorunda kalmıştı. Ayağa kalkamıyor ve oturamıyordu. Kendisi için hurma dallarından bir yatak yapılmış, yatağının altına bir delik açılmış ve altına taharetini yap tiği bir kap konmuştu. Bir defasında Mutarrif ve Ala (rah) onun ziyaretine gelmişti. Mutarrif, Hz. İmrân'in (r.a) bu halini görünce ağlamaya başladı.
Imrân, "Niçin ağlıyorsun?" diye sordu. O da, "Seni bu sıkıntılı durumda gördüğüm için" dedi. İmrân (r.a),
"Ağlama, Allah Teâlâ'ya sevimli gelen, bana da sevimli gelir" dedi ve ardından şunu ekledi:
"Sana bir şey söyleyeyim; belki Allah Teâlâ
onunla seni faydalandırır. Ancak onu ben ölünceye kadar gizle, kimseye söyleme. Melekler, beni ziyaret ediyorlar, onlarla sohbet ve muhabbet ediyorum, bana selâm veriyorlar, selâmlarini işi tiyorum."6 Hz. İmrân (r.a), bu sözüyle, başındaki bu
musibetin bir ceza olmadığını bildirmek istiyordu. O, yüce Rabb'inden gelene sabır ve rıza göste riyor, o halde kulluğa devam ediyordu. Onun bu edebine karşı yüce Allah meleklerini kendisine gönderip acısını dindiriyor, kendisine özel ikram da bulunuyor, imanını tasdik ediyor, sabrinin mükâfatını veriyordu.
Kul yüce Rabb'inden razı olursa, Rabb'i de ondan razı olur. Kadere itiraz eden kimse, başını bir demir tokmağa vurmuş olur. Demire ne ola cak, olan başa olur!