Ayşe Bozkoyun

Ayşe Bozkoyun
@Aysebzkyn
Ben dünyayı omuzlarımda taşıyamam, ben omzumda kışlık paltomu bile zor taşıyorum.
Puan vermedi·368 syf.··
2026 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 08:40
Nedense liseden beri okumak istediğim ama sürekli ertelediğim kitaplardan biri, geçenlerde okumadan bi incelemelerini okuyayım dedim, çoğu kişi gömmüş kitabı, biraz önyargıyla okumaya başladım; eserde Madam Bovary olarak geçen Emma bovarynin çarpık gönül ilişkilerini ve garip bir şekilde hemen birilerine bağlanıp geleceğini tamamen ona göre şekillendirmeye başlamasını; geçmişini, eşini, çocuğunu ve diğer aile fertlerini hiç düşünmeden terk edebileceğini ve bu uğurda kendini bile yok sayabilecek kadar kontrolsüz bir arzuya kapılışını görmek ilk başta rahatsız edici geldi. Ama sayfalar ilerledikçe, Emma’nın sadece “yanlış yapan” biri olmadığını; aslında içinde bulunduğu hayatla, hayalleri arasındaki uçurumda sıkışmış bir karakter olduğunu fark ettim. Onun aradığı şey belki de bir insan değil, sürekli zihninde büyüttüğü o “kusursuz hayat” yanılsamasıydı. Emma’yı anlamak zor, hak vermek daha da zor; ama onu tamamen yargılamak da bir o kadar eksik kalıyor. Ve galiba neden bu kadar beğenilmediğini de anlıyorum artık, çünkü çoğumuz okuduğumuz kitap karakterleriyle bağ kurarız, çok rahat bir şekilde o karaktere bürünürüz ve bu hoşumuza gider. Emma’yla bağ kurmak pek çoğumuzun hoşuna gitmez gibi!
1000Kitap
Madam BovaryGustave Flaubert · Ema Yayınları · 201740,8bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·376 syf.··
2026 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 21:09
İşiniz olmasa elinizden indiremezsiniz kitabı, öyle akıyor işte… Karakterler üzerinden insanların inançları, inançlarının onları sürüklediği yollar… Tercih ettikleri, zorunda oldukları ve toplumun sürüklediği garipten hayatlar… hepsinde umut olmak zorunda yoksa hiçbiri yaşanmaz, cezaevinde olsanız bile… Dostoyevski’ye göre Ölüler Evi oluyor orası! Kitap bana hiç dostoyevskinin kalemindenmiş gibi gelmedi ama onun zihninden çıktığı belliydi.Sanki kelimeler başka birine ait, ama düşünceler derinlerde onun karanlık ve merhametli dünyasından sızıyor gibiydi. Okurken bir an kendimi o dar koğuşların içinde, bir an karakterlerin zihninde buldum. Her biri kendi suçunun, kendi kaderinin ve belki de en çok kendi vicdanının mahkûmuydu. Garip olan şu ki, insan en dipteyken bile tamamen kaybolmuyor. Küçücük bir iyilik, bir bakış, bir hatıra bile tutunacak bir dal olabiliyor. Belki de bu yüzden “Ölüler Evi” deniyor oraya; çünkü bedenler yaşıyor ama ruhlar ya çoktan yorgun düşmüş ya da yeniden doğmayı bekliyor.
Ölüler Evinden AnılarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,6bin okunma
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 80. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2025 08:58
Eser, Rusya’da iki farklı ailenin üzerinden genel olarak kuşaklar arası, ve aynı zamanda kişilerin kendi içindeki çatışmaların evrenselliğini sade ve derin bir dille anlatır. Eserin güçlü yanı, karakterlerin yalnızca birer fikir temsilcisi değil, canlı ve çelişkili bireyler olarak işlenmesidir. Bazarov’un sert akılcılığı aşk karşısında çözülür; Arkadi ilk baştaki ideolojik heveslerinden uzaklaşır; babaların dünyası ise hem sevgi hem de kırılganlıklar içerir. Bu sayede roman, sadece ideolojik bir tartışma değil, aynı zamanda insani ilişkilerin karmaşıklığı üzerine de derin bir gözlem sunar. ‘Yüzümü bile unutacaksın, öylesine yalnız bırakacağım seni!’ der oğluna bir baba, romanın dramatik gücü ideolojik çatışmanın sadece düşünce düzeyinde kalmamasından da gelir, estetik dili de ustalıkla kullanmıştır Turgunyev.
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,8bin okunma
Her şey ölümden daha iyidir!?
7/10
·83 syf.··
2025 71. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 23:28
Roman, adını başkarakterden alır: İvan İlyiç, sıradan, kurallara bağlı bir devlet memurudur. Hayatı boyunca toplumsal normlara uygun hareket etmiş, kariyerini ilerletmiş ve “başarılı bir hayat” sürmüştür. Ancak ani bir hastalıkla yüzleştiğinde, ölümün kaçınılmazlığını fark eder. İvan İlyiç’in hayatının son dönemleri, onun içsel çelişkilerini ve varoluşsal sorgulamalarını yansıtır. Ölümle yüzleşmesi, hayatını anlamlı bir şekilde yaşayıp yaşamadığı, anlamlı/mutlu yaşam nedir gibi soruları önüne çıkarır. Etrafındaki insanların, özellikle ailesinin, ölümüne karşı gösterdiği kayıtsızlık, onun yalnızlığını ve içsel buhranını daha da derinleştirir.
1000Kitap
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261bin okunma
Puan vermedi·517 syf.··
2025 36. kitabı
Martin Eden, bir yandan kendi iç dünyasında, diğer yandan sert toplumsal sınıflar arasında yaşadığı derin çatışmalarla, özgürlük ve aidiyet arayışının hikayesidir. Martin, kendi içindeki gücün bilincindeydi ve ona güveniyordu; kimsenin güvenmediği, herkesin sırt döndüğü zaman bile kendine fazlasıyla güveniyordu. Toplumun norm haline getirdiği hiçbir kalıba sığmayan, sürekli hakikatin peşinde olan Nietzscheci genç Martin, her gün biraz daha insanların çıkarları doğrultusunda ne denli değişebileceğinin farkına varıyordu ve bu ona dayanılmaz bir iç sıkıntısı veriyordu. Martin, başarı yolunda ilerledikçe daha da yalnızlaşıyordu çünkü hem kendi içindeki idealleri hem de dış dünyadaki gerçekler onu çevresinden koparıyordu. İçindeki çatışmalar ve dışarıdaki engeller onu hem fiziksel hem ruhsal olarak diğer herkesten izole ediyordu. Martin Eden, yalnızca bir bireyin yükseliş mücadelesi değil, aynı zamanda insanın kendi benliğiyle ve toplumla hesaplaşmasının, sınırlarını zorlayışının ve sonunda yitip gitmesinin trajik portresidir.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,9bin okunma