Hepimizin aslında silinmesini istemediğimiz küçük de olsa mutlu kareler mutlaka vardır; ancak ne yaparsın hayat bu işte, çok önemli olmayan bölümü siliverir de asıl unutulmak istenen o ölümcül zaman, beynimizin köşesinden el sallar bize...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yaşam, bazen parçalarını bir araya getirmeye çalıştığımız kocaman bir yapboz bazen de çözmek için koca bir ömrü feda ettiğimiz en amansız bir bilmece.Yasam ve insanlar tıpkı mevsimler gibi iç içe. Baharı beklerken güneşi görüp zamansız açan çiçekler gibi açarsın sevdiğinin yüreğine. Acemilik işte. Bazen acı bir fırtına altüst eder tüm dengelerini, bir de bakmışsın ki sığınacak yerin kalmamış. O an unutursun tüm korkuları, silersin endişeleri. Fırtınanın gözüne yani tam da şiddetin merkezine sığınmaktan bulursun çareyi. Geri dönüşü olmayan bir yola girer gibi hazır tutarsın yüreğini beklersin ne zaman kaybedeceğini.
İnsan hayatındaki gerçek mesele, yalnız olmak degil, tek başına kalsa da hayata anlam katmak olmalı. Bu sebeble hiçbir an feda edilecek kısa, hiçbir zaman da doya doya yaşanacak kadar uzun değil. Bırakalım ötekilerin telaşlarını içimizde taşımayı da Kendi heyecanlarımızı bayrak yapıp göğün maviliklerine salalım...