Ayşe

Ayşe
İnsanlarda bulamadığımı kitaplarda buldum...
Yaşamak güzel şey doğrusu Üstelik hava da güzelse Hele gücün kuvvetin yerindeyse Elin ekmek tutmuşsa bir de Yani kendinden korkmuyorsan. İyi günler bekliyorsan hele. Yaşamak güzel şey. Çok güzel şey doğrusu. Hele tertemizse gönlün Hele kar gibiyse alnın Kimseden korkmuyorsan dünyada Dostuna güveniyorsan İyi günlere inanıyorsan Üstelik hava da güzelse... Melih Cevdet Anday
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bakma açık çay içtiğime. Benim sevdam demlidir...
1000Kitap
Gereken tepkiyi vermediğin her olayda biraz daha değersizleşir ve öz saygını kaybedersin. Bazı tartışmalar olmalı, bazı sözler söylenmeli ve bazı insanlar kaybedilmeli.
Alıntı
Zaman zaman kalabalıklara karışsan bile, limandan uzaklaşma. Kalabalık kasırgalı bir umman. İnsanlar kıyıcıydılar, kitaplara sığındım! — Cemil Meriç İnsanların kıyıcılığından, kalabalıkların o ruhu yutan kasırgalı ummanından kaçıp kitapların o sakin, güvenli limanına sığınan büyük üstadı vefatının yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyorum. ​O, fildişi kulesinde yalnız ama kelimelerin asaletine tutunarak dimdik durdu. Bize kalabalıkların gürültüsünde kaybolmak yerine, sayfaların sessizliğinde kendimizi bulmayı miras bıraktı. Dünyanın hırçın dalgalarına karşı her zaman sığınacak bir limanımız, yani kitaplarımız olduğunu bize öğreten Cemil Meriç'in ruhu şad olsun.
1000Kitap
Depremin o sarsıcı anı, geriye sadece sallanan duvarları değil; içimizde biriken derin bir sessizliği, çaresizliği ve hayata ne kadar ince bağlarla tutunduğumuzu bırakır. Bir anda gelen o tekinsiz his, insana evlerin sadece taştan ve betondan ibaret olduğunu, asıl yuvanın sevdiklerimizin kalbi olduğunu hatır hissettiriyor. İnsan, sallanan bir lambanın altında ya da duvarların çatırdayışında ne kadar aciz olduğunu anlıyor birden. Dünya ayaklarımızın altından kayıp giderken, sığınacak hiçbir yer bulamıyor da kalbine, sevdiklerinin kokusuna, bir de kelimelerin o sakinleştirici limanına koşuyor. Şükrü Erbaş'ın dediği gibi: "İçimizdeki dünya yıkılmasın da, dışarıdaki dünya ne kadar sarsılırsa sarsılsın..." Sıcak bir kahvenin, elimizdeki kitabın, sevdiklerimizle yan yana geçirdiğimiz sakin bir gecenin ne büyük bir lüks, ne büyük bir mucize olduğunu unuttuğumuz anlarda yüzümüze çarpıyor hayat bu gerçeği. Gaziantep'te, bu gece o korkuyu ve sarsıntıyı derinden hisseden tüm canlara, tüm kitapsever dostlara yürekten geçmiş olsun. Umarım herkes iyidir. "İçimizdeki dünya, dışarıdaki hiçbir sarsıntıyla yıkılmasın."
Duygu ve Düşünce