Ayşe

Ayşe
İnsanlarda bulamadığımı kitaplarda buldum...
Sıradan Hayatın Şairi
Puan vermedi·240 syf.··
2026 30. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 20:37
Orhan Veli'nin Bütün Şiirleri kitabını okurken en çok dikkatimi çeken şey, şiirin aslında ne kadar doğal olabileceğini fark etmem oldu. Onun dizelerinde süslü kelimelerden çok hayatın kendisi var. Bir vapur sesi, sokakta yürüyen bir insan, küçük bir özlem ya da fark edilmeden geçip giden bir an... Orhan Veli, başkalarının şiire konu etmeye değer görmediği şeyleri şiirin merkezine yerleştirmiş. Kitabı okudukça bazı şiirlerde gülümsedim, bazılarında ise sebebini tam açıklayamadığım bir hüzün hissettim. Çünkü Orhan Veli insanı olduğu gibi anlatıyor. Kahramanları olmayan, gösterişsiz ama gerçek hayatları anlatıyor. Bu yüzden yıllar önce yazılmış şiirler bile bugünün insanına uzak gelmiyor. Bence Orhan Veli'nin en büyük başarısı, şiiri anlaşılması zor bir sanat olmaktan çıkarıp herkesin hissedebileceği bir yere taşımasıdır. Onun şiirlerinde bilgi yarışına giren bir şair değil, hayatı gözlemleyen ve gördüklerini samimiyetle paylaşan bir insan var. Bütün Şiirleri benim için yalnızca bir şiir kitabı değil, sıradan görünen hayatların aslında ne kadar derin olabileceğini gösteren bir yolculuktu. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey belirli dizelerden çok, insanı yormayan ama uzun süre düşündüren o sade ve içten anlatımdı.
Bütün ŞiirleriOrhan Veli Kanık · İnkılap kitabevi · 202331,3bin okunma
Reklam
İnsan geçmişini unutursa gerçekten kendisi olarak kalabilir mi?
Puan vermedi·416 syf.··
2026 29. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 10:49
Gün Olur Asra Bedel kitabı, bana göre insanın sadece geçmişini değil, ruhunu da anlatan kitaplardan biri. Okurken bazı sayfalarda olayları değil, insanların içindeki sessizliği okuyor gibi hissettim. Özellikle Yedigey’in o uzun yolculuğu boyunca taşıdığı sadakat duygusu çok etkileyiciydi. Çünkü artık insanların birbirine verdiği sözleri bu kadar önemsemediği bir zamanda, onun vefası bana eski zamanlardan kalmış bir şey gibi geldi.Yedigey’in arkadaşına verdiği sözü tutmak için çıktığı yol da aslında bana insanın geçmişine ve değerlerine sahip çıkma çabasını anlattı. Kitaptaki bozkır tasvirleri çok güçlüydü; sanki insan ne kadar kalabalığın içinde yaşarsa yaşasın, içinde hep biraz yalnız kalıyor. Kitaptaki “mankurt” hikâyesi ise uzun süre aklımdan çıkmadı. İnsan hafızasını kaybedince sadece geçmişini değil, vicdanını ve kim olduğunu da kaybediyor gibi geldi bana. Bence kitapta anlatılmak istenen en güçlü şeylerden biri buydu. Mankurt hikâyesinde durup düşündüm. İnsan geçmişini unutursa gerçekten kendisi olarak kalabilir mi? Kitap bunu doğrudan söylemiyor ama insanın içine böyle ağır bir soru bırakıyor. Bazı bölümlerde zaman durmuş gibiydi. Tren sesleri, yollar, hatıralar… Hepsi birlikte insana garip bir hüzün hissettiriyor. Kitabı bitirdiğimde olaylardan çok, içimde kalan duyguyu düşündüm. Bana göre bu romanın en güçlü yanı da bu: bağırmadan etkiliyor insanı.
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656bin okunma
Eksik kalmış hayatların sessiz çığlığı
Puan vermedi·400 syf.··
2026 27. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 16:13
Bu kitap bana göre bir hikâyeden çok, bir “içeride kalma hali”. Nazan’ın yaşadığı şey sadece bir kadının hayatı değil; insanın bir yere ait olamama sancısı. Aynı evde nefes alıp, aynı sofraya oturup yine de “dışarıdan biri” gibi hissetmek… Bence kitabın en sessiz ama en güçlü yarası bu.Orhan Kemal burada büyük olaylar anlatmıyor aslında. En tehlikeli şeyleri anlatıyor: alışılmış kırgınlıkları, normalleşmiş eksiklikleri, sessiz kabullenişleri… Kitabı bitirince bende kalan düşünce şu oldu: “Bazı insanlar bir evde yaşar ama hiçbir zaman o evin içinde sayılmaz.” Ve ne yazık ki, en ağır tarafı şu: Nazan’ın hikâyesi uzak değil… Sadece farklı evlerde, farklı isimlerle tekrar ediyor.
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,2bin okunma
İnsanı ölüm mü öldürür, yoksa elinden alınan hayat mı?
Puan vermedi·147 syf.··
2026 26. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 16:02
Bazı romanlar okunup biter… Bazı romanlar ise bittiği halde insanın içinde susmadan yaşamaya devam eder. Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat benim için tam da böyle bir romandı. Çünkü bu kitapta anlatılan sadece yarım kalmış bir aşk değil; bir kadının kendi hayatı üzerinde söz sahibi olamamasının derin acısıydı. Fitnat’ın sessizliği, sayfalar boyunca konuşan en ağır cümleydi. Talat’ın sevgisi ise bazen sevmenin yetmediğini, bazı toplumlarda aşkın bile geleneklere yenildiğini gösteriyordu. Şemsettin Sami bu eserde yalnızca iki gencin hikâyesini yazmamış; yıllar geçse de değişmeyen bir gerçeği anlatmış: İnsan bazen sevdiğini değil, ona biçilen kaderi yaşamak zorunda bırakılır. Bu kitabı kapattığımda aklımda bir aşk hikâyesinden çok daha fazlası kaldı; içimde derin bir hüzün, boğazımda düğümlenen bir sessizlik ve şu düşünce: Bazı insanlar ölmez… Sadece yaşayamadıkları hayatın içinde yavaş yavaş kaybolurlar.
Taaşşuk-u Talat ve FitnatŞemseddin Sami · Olympia Yayınları · 202038bin okunma
Okurken Yaşatan Roman:" Sergüzeşt."
Puan vermedi·116 syf.··
2026 24. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2026 11:46
Sergüzeşt, insanın iç dünyasını ve duygularını derinden hissettiren bir roman. Yazarın dili sade ve akıcı. Karakterlerin yaşadığı zorluklar kadar, hissettikleri duygular da okuyucuya çok güçlü geçiyor. Şayet ben duyguları yaşadım resmen. Kitaptaki alıntıdan “Senin bana ne kadar tesir ettiğini biliyor musun; beni gündüzleri düşündüren, geceleri sabahlara kadar uyutmayan sensin.” sözü, eserdeki duyguların ne kadar yoğun ve etkileyici olduğunu açıkça gösteriyor. Bu yönüyle Sergüzeşt, sadece bir hikâye değil, aynı zamanda insanın kalbine dokunan ve iz bırakan bir eser.
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Olympia Yayınları · 056,4bin okunma
Reklam