Öfkeli bir karakter ve fazla hassas bir kalple doğmuşum. İkisi de bana çok zarar verdi. Ama gülünç olmamayı başardım, çünkü kusurlarımın fazlasıyla farkındayım.
Bulabildiğim tek açıklama, nasıl ki gerçek olaylar unutulabiliyorsa, asla olmamış olanların da sanki olmuşçasına anıların içinde yer alabildikleri biçimindeydi.
Artık o zamanlar kafamın içinde biri tanıdığım yüzlere, biri de her birinin adlarına ait olan iki ayrı liste vardı, ama sıra selam vermeye geldi mi yüzlerle adları örtüştürmeyi beceremiyordum.