"Yalnızca içimde, derinlerde bir yerde,sivri bir iğnenin çocukluğumun bütün güzelliklerini ve hayallerini delip parçaladığını sakatlığımı çırılçıplak, saklanamayacak kadar güçsüzleştiğini hissediyordum.
O zamana kadar kendim hakkında düşünmemiştim.Evet zaman zaman diğerleri gibi olmadığıma dair bir his zihninde belirli ,beni rahatsız ederdi.Ancak diğer şeylerin pırıltısı kara bir noktaydı ve hemen unuturdum.Erkek kardeşimle futbol oynamaya devam eder,kendinin farkında olmayarak hayatın gördüğüm kadarının tadını çıkarırdım.
Ama simdi durum farklıydı.Artık her şeyi eğlenmeye hevesli ,içi merakla dolu küçük bir çocuğun gözleriyle değil,bir sanatın ,kendi derdini yeni keşfetmiş bir sakatın gözleriyle görüyordum."
"Her şeyden önemlisi kendimi unutmayı öğrenmiştim."
"Fark etmek acıydı ama gerekliydi.Gözlerimi kapatıp hakkımdaki hoş olmayan gerçeklere sırtımı dönmemin bana ne yararı olacaktı?
Bunu yapmayı bir çok kez denemiştim;fakat son sınavı biraz daha ertelemekten başka bir şey yapmıyordum;bir şekilde yaşanması gerekiyordu.Yaşandı,beni mutsuz da etti, bir dönem acı verdi, fakat sonunda kendi içimde daha güçlü olmamı sağladı.Asla diğer insanlar gibi olamayacaksam,en azından kendim gibi olacağım ve kendim gibi olmak için elimden geleni yapacaktım..."