Ailemin hikâyeleri- bana anlatılmış olanlar ve bana anlatılmamış ama benim tahmin etmiş olduklarım. Kendi hikâyelerim, ki bana ait değil onlar, çok gerilerdeki bir belirsizlikten gelip, Burasının ve Şimdinin üstünden aşıp kuşkulu bir Sonra’ya giden belirsiz bir yoldan başka bir şey değiller.
Belli ki şunu öğrenmişti: İnsanları yarı ömründe görmeyebilirsin, sonra tekrar görürsün onları ve bıraktığın yerden başlarsın, devam edersin- evet böyle yaparsın. İki görüşme arasındaki yılların bir önemi yok, insanlar senin hayatına yazılmaya devam ederler, onları görsen de görmesen de- fark etmez.
Nihayetinde yaptığımız her şeyin hep birkaç nedeni vardır- bildiğimiz nedenler ve tahmin ettiğimiz nedenler. Ve hiç haberimizin olmadıkları. Bu sonuncular herhalde en güçlüleri ve en inandırıcıları.