Kitap Kasım 2025'te basılmış. Daha yeni, birinci basım. Yazarın kendi kendine söylenişlerini yazarken bizlere de ayna tuttuğu bir kitap. İç sesimizi dinlemeye yöneltmiş bizleri. Okurken keyif aldım. Ben de kendimde gördüğüm bir çok şeyi satırlarda buldum. Bans kalırsa kitap muhteşemdi. Miraç Kazancı'nın kalemini çok beğendim. Bu ellerin tekrar yazması lazım. İnşallah yazmaya devam eder! Başka kitaplarında tekrar buluşuruz satırlar arasında.
Yazarımız sade, akıcı bir dilde yazmış. Okurken su gibi akıyor cümleler. Kitap 100 sayfa olmasına rağmen o kadar doluydu ki anlatmakla anlaşılmaz. Okumak lazım.
Ülkemiz insanı o kadar zeki ve akıllı ki bilimde, sanatta, vb.... İyi ki bu ülkede doğmuşum! İyi ki Türk Bayrağı'na sahip bir vatanda yaşıyorum!
Arka Kapak Yazısı:
“Kendine Söylen-me” bir teslimiyet değil, bir direniştir.
Hayatın gürültüsüne karşı küçük ama sarsılmaz bir başkaldırı.
Kendi içimizde kurduğumuz mahkemede,
hem yargıç hem sanık hem de şahit biziz.
Ve belki de asıl cesaret,
bu söylenişleri susturmamakta gizlidir.
Bu kitap, her okuyana bir şey sunmaz;
ama kendi iç sesini dinlemeye cesaret edenler için
derin bir yankıya dönüşür.
Çünkü belki de bütün insanlık,
tek bir ortak kitap yazıyor:
Kendi kendine söylenmeye devam edenlerin kitabı.
Kitap Kasım 2025'te basılmış. Daha yeni, birinci basım. Yazarın kendi kendine söylenişlerini yazarken bizlere de ayna tuttuğu bir kitap. İç sesimizi dinlemeye yöneltmiş bizleri. Okurken keyif aldım. Ben de kendimde gördüğüm bir çok şeyi satırlarda buldum. Bans kalırsa kitap muhteşemdi. Miraç Kazancı'nın kalemini çok beğendim. Bu ellerin tekrar yazması lazım. İnşallah yazmaya devam eder! Başka kitaplarında tekrar buluşuruz satırlar arasında.
Yazarımız sade, akıcı bir dilde yazmış. Okurken su gibi akıyor cümleler. Kitap 100 sayfa olmasına rağmen o kadar doluydu ki anlatmakla anlaşılmaz. Okumak lazım.
Ülkemiz insanı o kadar zeki ve akıllı ki bilimde, sanatta, vb.... İyi ki bu ülkede doğmuşum! İyi ki Türk Bayrağı'na sahip bir vatanda yaşıyorum!
Arka Kapak Yazısı:
“Kendine Söylen-me” bir teslimiyet değil, bir direniştir.
Hayatın gürültüsüne karşı küçük ama sarsılmaz bir başkaldırı.
Kendi içimizde kurduğumuz mahkemede,
hem yargıç hem sanık hem de şahit biziz.
Ve belki de asıl cesaret,
bu söylenişleri susturmamakta gizlidir.
Bu kitap, her okuyana bir şey sunmaz;
ama kendi iç sesini dinlemeye cesaret edenler için
derin bir yankıya dönüşür.
Çünkü belki de bütün insanlık,
tek bir ortak kitap yazıyor:
Kendi kendine söylenmeye devam edenlerin kitabı.
Sarı Yıldız kitabını okudum ve hala etkisindeyim. 2014 yılında yaşadığım talihsizlik, umudumun çalınması, hayatınızın ve kaderinizin insanların iki parmağının ucunda olması. Ben Allah'a havale ettim. Gürkan Karahan'ın kalemiyle tanışmam ise 2020 yılında Instagram çekilişinde Girdap kitabını kazanmamla gerçekleşti. İyi ki kalemiyle tanışmışım! Kaleminin gücünden hep bahsediyorum. Kaleminiz daim olsun. Siz yazın biz okuyalım. 🖋️