Ayşe Türkoğlu

Rüzgâra Bırakılan Dilekler
Puan vermedi·224 syf.··
2022 43. kitabı
Kitapta 2. Dünya Savaşı yüzünden Amerika'ya göç etmek zorunda kalan Japon bir ailenin küçük kızı Manami'nin ağzından halkın çektiği sıkıntılar anlatılıyor. Aile Amerika'da diğer göçmenlerle birlikte barakalarda kalıyor. Manami Amerika'ya giderken çok sevdiği köpeği Yujiin'i kaybediyor. Buna çok üzülen Manami sesini yitiriyor. Artık konuşamıyor. Terslikler bununla kalmıyor... Bakalım Manami köpeğine kavuşacak mı? Ve tekrar konuşabilecek mi? Kitabın oldukça sade ve akıcı bir dili var. Küçük bir çocuğun ağzıyla anlatıldığı için oldukça içten ve samimi bir üslupla yazılmış duygu dolu bir eser. Çocuklar için daha uygun olsa da yetişkinler de severek okuyabilir. Tavsiye ederim.
Rüzgâra Bırakılan DileklerLois Sepahban · Beyaz Balina Yayınları · 2017458 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kum saati ⏳
8/10
·137 syf.··
2022 44. kitabı
Bu kitabın benim için çok güzel bir anısı var. Ben 6. sınıftayken kitap okuma yarışması yapılmıştı. Ben de katılmıştım. Kum saatini hiç sıkılmadan tam 3 kez okumuştum. Sonuçta yarışmada 1. oldum. Bu beni çok mutlu etmişti. O yüzden kitabı hâlâ saklıyorum. Kum saati oldukça sürükleyici ve heyecan verici bir kitap. Okurken kendimi film izliyormuş gibi hissettim. Kitap Emre ve arkadaşlarının kum saatinin verdiği işaretlerle kaybolan babalarını bulma macerasını konu alıyor. Emre'nin bilim adamı olan babası birkaç arkadaşıyla birlikte bir laboratuvar kazasında ölüyor. Yani herkes öyle sanıyor. Emre babasının ölümüne çok üzülüyor ve bu durum derslerini kötü etkiliyor. Emre babasının gönderdiği ama açmadığı hediyeleri açıyor ve bir kum saati buluyor. Kum saatinde şöyle bir mesaj beliriyor: Hayattayım, zaman dolmadan kurtar beni... Bunun üzerine Emre babasıyla birlikte kaybolan diğer bilim adamlarının çocuklarıyla iletişime geçiyor ve onlara babalarının hayatta olabileceğini söylüyor. Bunun üzerine farklı ülkelerde yaşayan çocuklar Emre'nin yanına geliyor ve babalarını aramaya koyuluyorlar... Acaba çocuklar babalarına kavuşabilecek mi? Kum saati her çocuğun severek okuyabileceği bir kitap. Çocukların okuma alışkanlığı kazanmasına yardımcı olur. Ama macera seven yetişkinler de beğenecektir. Benim çok beğendiğimi söylememe gerek yok sanırım. Çok güzel bir kitap. Tavsiye ederim.
Kum SaatiFatih Tuncay · Semerci Yayınları · 2014449 okunma
Delinecek bir gemi, onarılacak bir duvar ve öldürülecek bir çocuk vardı...
9/10
·248 syf.··
2022 23. kitabı
İtiraf İskender Pala'nın okuduğum ilk kitabı. Akıcı bir dille yazılmış oldukça sürükleyici bir eser. Okurken insanı kurgusunun içine çekiyor. Kendimi olayların içinde gibi hissettim. Roman, Akbaba lakaplı kendini "şeytanın halifesi" olarak nitelendirilen Ornio'nun Yavuz Sultan Selim'e yaptığı itirafları konu alıyor. Ornio görünüşte Fatih Sultan Mehmet döneminin büyük âlimlerinden Molla Lütfi'nin katibi ve yardımcısı. Ancak gerçek bundan çok farklı. Ornio Molla Lütfi'ye yardım etmek bir yana çevresini ona düşman ederek Molla Lütfi'nin kuyusunu kazıyor ve sonunda idamına sebep oluyor. Bunu yaparken şeytanın aklına gelmeyecek yöntemler kullanıyor: Molla Lütfi'nin sözlerini çarpıyor, diğer âlimleri ona karşı kışkırtıyor ve daha neler neler... Kimse de buna dur demiyor. Aksine Ornio'nun yalanlarına o kadar kolay kanıyorlar ki... Buna karşın Ornio'nun asıl hedefi Molla Lütfi değil. O sadece onarılacak ve onu asıl hedefine ulaştıracak bir duvar. Asıl hedef öldürülecek çocuk yani Fatih Sultan Mehmet. Ornio çeşitli kılıklarda saraya girmeyi başarıyor ve Fatih'e suikast düzenliyor. Bakalım başarılı olabilecek mi? Ornio'nun ve onun şahsında şeytanın kötülükleri her an sürüp giderken biz sessiz kalmaya devam mı edicez? Molla Lütfiler ve onun gibi değerlerimiz şeytanın oyunlarına kurban mı gidecek? "Ne zamana kadar?"
İtirafİskender Pala · Kapı Yayınları · 20198,4bin okunma
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
8/10
·112 syf.··
2022 24. kitabı
Peyami Safa Cingöz Recai serisiyle küçük yaşta tanıdığım ve sevdiğim bir yazar. Büyüdükçe diğer kitaplarını da okumayı planlıyordum ve adını çok sık duyduğum Dokuzuncu hariciye koğuşu ile başlamak istedim. Kitap bacağında doktorların ameliyattan başka çare bulamadığı bir yara olan on beş yaşında bir gencin bacağını kaybetme korkusu,, yalnızlık ve aşk acısıyla olan mücadelesini anlatıyor. Peyami Safa'da geçmişte kolundaki bir hastalıktan muzdaripmiş ve kolunu kaybetme tehlikesi geçirmiş. Buradan hasta genç karakterini kendinden esinlenerek oluşturduğunu anlıyoruz. Bu nedenle kitap otobiyografi olarak değerlendirilebilir. Hastanın psikolojisini ve hastane ortamını çok güzel yansıtmış. Öyle ki gencin ameliyat odasında yani Dokuzuncu hariciye koğuşunda yaşadıklarını kendim yaşıyormuş gibi hissettim. Kitap sade ve akıcı bir dille kaleme alınmış kısa ve özlü bir eser. Türk klasikleri arasında olmayı hak ediyor. Okumanızı tavsiye ederim.
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022121bin okunma
Çaka Bey
8/10
·256 syf.··
2022 16. kitabı
Yavuz Bahadıroğlu'nun okuduğum ilk romanı. Tarih öğretmenimizin tarihi bir roman okuyup özet çıkarma ödevi vermesi üzerine bu kitabı seçmiştim. İyi ki de seçmişim. Çok güzel bir kitaptı. Çok beğendim. Romanın başkahramanı Çaka Bey'in tarihimizde çok önemli bir yeri var. Çaka Bey tarihimizdeki "İlk Türk amirali"dir. İlk donanmamızı kurmuş ve Türkleri denizle tanıştırmıştır. İlk denizci beylik olan Çaka Beyliği'nin kurucusudur. Bu kadarııyla bile adına kitaplar yazılmasını fazlasıyla hakttigini düşünüyorum. Yavuz Bahadıroğlu da öyle düşünmüş olmalı ki böyle güzel bir eser kaleme almış. Eser genç Çaka'nın katıldığı bir savaşta Bizans'a esir düşmesiyle başlıyor. İmparator'un karşısında boyun eğmeyi reddettiği için hapse atılıyor. Bir süre sonra hapisten çıkarılarak köle pazarında ihtiyar bir doktora satılıyor. İmparator'un hastalanması üzerine etraftaki doktorlar saraya çağırılıyor. Çaka da kölesi olduğu doktorla saraya gidiyor. Burada imparatorun dikkatini çekiyor ve saraya alınıyor. Kısa sürede kendini geliştirip yüksek mevkilere geliyor. Ancak imparatorun tahttan indirilmeiyle saraydan ayrılmak zorunda kalıyor ve memleketine dönüyor. Burada Bey oluyor ve Bizans'ta öğrendiklerini uygulayarak bir donanma kuruyor. Birer birer Ege adalarını fethetmeye başlıyor. Bu durum Bizans'ı çok kızdırıyor ve Çaka Bey'in üzerine donanma gönderiliyor. Ancak Çaka Bey Bizans donanmalarını yemiyor ve fetihlerine devam ediyor. Bu arada kızını Selçuklu Sultanı Kılıç Arslan ile evlendiriyor ve Selçuklu'yla iyi ilişkiler kuruyor. Çaka Bey'i yenemeyecegini anlayan Bizans Kılıç Arslan'ı Çaka Bey'e karşı kışkırtarak kardeşi kardeşe kırdırma taktiğini uygulamaya çalışıyor. Bakalım başarılı olabilecek mi? Oldukça ilgi çekici bir olay örgüsüne sahip olan kitap aynı zamanda sürükleyici bir
Çaka BeyYavuz Bahadıroğlu · Nesil Yayınları · 2001653 okunma