... ama inkar ettim
Yaşamaktan kastım buydu işte
Zaman benim için yok saymakla geçiyordu
Ellerimde higanbana çiçeği açardı
Onları cebimde budardım,kimse görmezdi
Sonra paçalarımdan aşağı solmuş ölüm çiçekleri düşerdi ,toplamazdım...
Aşkın zımparadan elleri
Söktükçe söküyor kalbin perdelerini
Geriye incelmiş bir beden kalıyor
Yarım sözler
Tekrarsız anılar
Geriye pürüzsüz bir ruh kalıyor.
Şimdi hayat kayabilir üzerimizden..
Her gün bir adamın ayı öldürmeye kalkışmak zorunda olduğunu düşünsene,diye düşündü. Ay kaçar. Ama bir adamın her gün güneşi öldürmeye kalkışmak zorunda olduğunu düşünsene? Şanslıymışız.
Yağmur çiçeklerin canını acıtmaz mı?
Rüzgar kesmez mi kuşların bileklerini?
Gözler görünmeyini yakalar mı ansızın
Sorular çoğalıyor aklın gövdesinde
Şişiyor şakağımda biriken bilinmezler
Sordukça,gerçekle rüya dansa kalkıyor
Bu kalabıklar
Ahh sessizce iniveriyor merdivenleri
Kimsenin ayak sesi haber vermiyor kendinden
Herkes herkese benzemiş
Bu baş ağrıtan ışıkları
Kimse duymuyor mu?
Silinenlerin yerini başka isimler alıyor
Güneş günü mü başlatıyor?
Yoksa bitiriyor mu ömrü gün gün?
Sayısız kez geçti bu gemiler
Sayısız kez vurdu bu dalgalar kumlara
Kara ormanları kim dikti içimize?
Koştukça içinde kaybolduğumuz
Serin akşamları kim serdi önümüze ?
Kapımda elinde bir dertle her gece..