Kendime af
Üzgünüm ağladığın için
Gözyaşların seni eksiltmedi
Üzgünüm geçmiş ve gelecek diye yazdığın
Yazgın seni güldürmedi
Sana ayırdığım yollar seni büyütmedi Üzgünüm
Omuzlarına kondurduğun kelebekler
Senin doğmanı beklemedi
Oysa her ölüm kendi yasını doğururdu
Şimdiyse bir mumu yakmaya yeter oldu.
Üzgünüm
Senin için çaldığım kapılarda
Ellerin havada bekler oldun
Her eşik bir beyaz saç teli armağan etti
Dünyana yetti dert dünyana yetti
Üzgünüm
Senden sildiğim anlar
Mutlu ve umutlu
Şimdi basabilirsin işte yeşertiyorum merdivenleri
Üzgünüm anla
Sende bilemezdin severek düşmeyi
Düştüğün yerleri maviye boyuyorum
Üzgünüm
Sana bahşettiğim gökyüzü bu yıldızları söndürdü
Bir gün de ümitli bir deniz satın alacağım sana
Ufkuna iyilik yazacağım
Rüzgar da uçuşan saçlarından bir aşk öpecek seni
Sende oğlunun tırnaklarından beni silkeleyeceksin kumlara ...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hiçbir şey istemedim bu dünyada
Annemin su kokan yazmasından başka
Hayatsızlığı oraya saklardım
Kavgaları ve birde dik olamayan dik duruşlarımı oraya saklardım.
Annemin su kokan yazması
Dinlerdi beni önce
Sonra oyasından aşağıya bir püskül
Şefkat akardı elime.