Daha çok küçük yaşlarda yüklenilen çok büyük bir sorumluluk: işitme engelli anne-babanın duyan çocuğu olarak ebeveynlerin duyan kulağı, konuşan dili olmak. Çocuklukla yetişkinlik, duymakla duyamamak arasında geçen bir gerçek yaşam. Tıpkı gümüş paranın yazı ve tura bulunan iki yüzü gibi...
Sessizliğin SesiMyron Uhlberg · Beyaz Balina Yayınları · 2020726 okunma
Anne ve babasının kariyerine inmiş bir balta gibi görülen istenmeyen bir çocuk. Ebeveynlerin hırslarını tatmin etmesi beklenirken içine kapanan hatta zihinsel engelli sanılıp utanç duyulan bir çocuğun oyun terapisi ile nasıl kendi benliğini bulduğu anlatılıyor. Yazar gerçek hayatta Dips için uyguladığı seansları kitaba dökmüş. Ve ben her seferinde acaba sonraki seansta neler olacak, Dips oyun odasında hangi duygularını dışa vuracak, daha hangi yetenekleri ortaya çıkacak diye merakla okudum. Yolu çocuklardan geçen herkesin okuması gereken kitaplardan. Karşımıza çıkan Dipsleri fark edebilir ve onların benliğine kavuşmalarına biraz da olsa katkıda bulunabiliriz umarım.
11 yaşında evinden ayrılıp Payton yaşam merkezinde uzun süre kalan otizmli Todd'un gözünden hayatını anlatan bir kitap. Özellikle annesine duyduğu özlem, babasıyla yaşadıklarını yıllar geçmiş olmasına rağmen unutmaması, yıllar sonra evini tekrar görmek için gösterdiği çaba çok etkileyici. Sonu biraz havada kalsa da otizmli bir yetişkinle empati kurmayı sağlayan güzel bir kitap.
Altın ÇocukEli Gottlieb · Yabancı Yayınları · 2018385 okunma
Aslında bir gençlik romanı ama yetişkinlerin de unuttukları bazı gerçekleri görmesi için okumalarında fayda var. Hızlı ilerleyen, çabuk biten, sıkmayan bir kitap. Çağımızın en büyük sorunu olan ve maalesef çocuklarımızı nasıl korumamız gerektiğini tam bilemediğimiz yoğun teknoloji kullanımından ilk başta zorunlu daha sonra gönüllü olarak uzaklaşan iki kardeşin tatilini anlatıyor. Elektrik dahi olmayan bir yazlıkta büyükanne ve büyükbabalarıyla sonucunda para kazanacakları için çıktıkları tatil bu iki kardeşe çok şey kazandırıyor. Kaybolan aile bağları, doğal yaşam koşulları sadece bunlardan bir kaçı. Ben özellikle "Telefonsuz asla duramam." diyen öğrencilerime tavsiye edeceğim. Umarım kitabın vermek istediği mesajı onlar da anlarlar.
Özellikle öğretmenler için karşılaşabileceğiniz her tip çocuk bir çiçeğe benzetilerek anlatılmış ve ne yaparsak o tip çocuklarla daha sağlıklı iletişim kurabiliriz bununla ilgili taktikler verilmiş. Bir Matematik öğretmeni olan yazarın güzel tespitlerini, betimlemelerini ve çocuklarla iletişim kurarken kullandığı yöntemleri içeriyor. Öğretmenler dışında ebeveynlerin de okuyup kendi çocuğunun karakterini tespit edebileceği ona göre davranışlar bulabileceği bir kitap. Ben okurken hem tek tek öğrencilerimi hem de kendi çocuklarımı düşündüm. Betimlemelere fazla yer vermiş olsa da dili sade, kolay anlaşılır, sıkmadan okunan güzel denemelerden oluşuyor.