|Böyleyken, yine onunla aramda, iki ayrı kalıp ve ruh ara sında öyle uçurumlar görüyordum ki, en taşkın yakınlaşma cehdine rağmen insanların birbirlerine ne kadar uzak olduğu, herkesin kendi içinde ve kendi hücresinde yapayalnız kaldığı hakikatini alev alev içiyordum. Bu hâl bana, sadece bana hissettiriyordu ki, Allahtan başka her yakınlık, temelsiz bir vehimden ibaret...
|Ve belki de tımarhanedeki deliler kursaklarındaki sırrı artık ağızlarından kaçıracakları kadar ruhları zayıfladığı içindir ki, böyle demir parmaklı kümeslere kapatılmışlardır.