Tanrı’nın güneşi bu denli güzelse, sen birde ötekini düşün.
Hangi öteki güneşi adam? Çok büyük olan bunu tanıyorum bir tek.
Daha da büyük olan bir başkasından söz etmek istiyorum zeze. Yüreğimizde doğan güneşten.
Umutlarımızın güneşinden. Düşlerimizide uyandırmak için göğsümüzde uyandırdığımız güneşten.
Hayranlık içindeydim: adam, sen şairsinde öyle değil mi?
Hayır sadece sadece güneşimin önemini senden önce sezdim.
Ya benim ki ?
Seninki zeze, hüzünlü bir güneş. Yağmur yerine gözyaşlarıyla çevrili bir güneş. Olanca yeteneğini ve gücünü keşfetmemiş bir güneş. Küçük bir parçada mızmız bir güneş.
Ne yapmam gerekiyor adam?
Pek az şey. istemek yeterli. Ruhunun pencerelerini açmalı ve fırsat tanımalısın nesnelerin müziğinin içeri girmesine. Sevecenlik anlarının ruhunun içine girmesine..
“Önemli olan, zeze hayatın güzel olduğunu ve yüreğimizde ısıttığımız bütün bu güzellikleri artırmak için, onların Tanrı tarafından bize verildiğini keşfetmen..”