Hayat ile aramıza kimi zaman ışığı kıran bir prizma gelir yerleşir; renkler, biçimler, mesafeler değişir. Bana kalırsa, fiziksel olarak kusurlu olduğumuz inancı da o prizmalardan biridir.
Bazen hayat bana bu tür gaflet anları için verilmiş bir dizi cezaymış gibi, insan kendi kaderini fark etmediği ya da merhamet duymadığı şeylerle şekillendiriyormuş gibi gelir, bilmediğin ve anlamak için çaba harcamadığın şey ileride tam da bilmek zorunda bırakılacağın şey haline gelecekmiş gibi.