“İnsan bazı acıları unutmak istemez. Çünkü onlar omurgası olmuştur artık. Yerinden kıpırdatmaya bile gelmez. Sonra her şey yıkılıverir. Altında kalırsınız.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Benim bildiğim şu, vazgeçmek bazen sahip olduğumuz şeylerin en iyisidir. “ Elimden tut yoksa düşeceğim,” demiş ya Atilla İlhan. Galiba kimi durumlarda o, “Elimi bırak yoksa düşeceğim,” diye okunabilir.Aşk kaç kişilik bilmem ama vazgeçmek tek kişiliktir.”
Bazen iki ayrı insan, aynı anda aynı şeyleri düşünebilirdi. Halk dilinde buna kalp kalbe diyenler olabilirdi belki ama bu düşünsel bir faciadan başka bir şey değildi.
Ölüm hayatın en adil ve en hakiki gerçeğiydi. Bunun bilincindeydi. Ancak ölümün bilincinde olmakla, sevdiklerinin mezarlarının başında dikilmek farklı şeylerdi. Sevdiklerinin mezarının başında elini açıp dua eden insanın hissettiği tek şey acıdır. Hem de çok derin bir acı. O mezarlıktan çıkıp hayatınıza devam etmek zorunda olmak da trajedidir. İşte orada bilinç başlar.