Çocuklar, bugünün en saf aynasıdır.
Dört yaşındaki yeğenim bir gün bana dedi ki:
“Teyze, niye üzgünsün? Gökyüzü mavi, ağaçlar yeşil. Her şey yerinde.”
O an durdum. Çünkü haklıydı.Biz büyükler, geçmişin yüküyle ve geleceğin kaygısıyla yaşarken...
Çocuklar sadece *şimdiye* bakıyor.
Ve aslında,
o anda gökyüzü maviyse, ağaçlar yeşilse, can sağlığı yerindeyse Hayat yolundadır.
Belki de bazen dünyaya onların gözünden bakmalı.*
Daha sade, daha net, daha umutla...
Vazgeçtim.
Beni iten ellerin şefkatine artık muhtaç değilim.
Bir zamanlar içimi kanırtan ne varsa bir o kadar önemsiz görünüyor şimdi gözüme. Karşılıksız bıraktığın bütün duyguları, bütün iyi niyetleri, bütün çabaları rüzgâra bıraktım; nereye gittiklerinin bir önemi yok. Yarattığın uçurum kadar derin değil, öylesine bir tebessüm olarak kaldın yüzümde.
Değişiyorum.
Şimdi ne bir beklentim var kimseden ne de bir şeyler verme hevesim. Kırgın, kızgın ya da küskün değilim. Tüm kavgalarımla kendi kendime barış ilan ettiğim yerdeyim. Anlamsız kavgaların tarafı olmaktan vazgeçtim. Öylece bırakıp herkesi olduğu yerde, kendime giden yolun keyfini sürmekteyim.
Değişiyorum.
Kendi kıyıma çekildim, iyileşiyorum.
Vazgeçtim.
Beni iten ellerin şefkatine artık muhtaç değilim.
Bir zamanlar içimi kanırtan ne varsa bir o kadar önemsiz görünüyor şimdi gözüme. Karşılıksız bıraktığın bütün duyguları, bütün iyi niyetleri, bütün çabaları rüzgâra bıraktım; nereye gittiklerinin bir önemi yok. Yarattığın uçurum kadar derin değil, öylesine bir tebessüm olarak kaldın yüzümde.
Değişiyorum.
Şimdi ne bir beklentim var kimseden ne de bir şeyler verme hevesim. Kırgın, kızgın ya da küskün değilim. Tüm kavgalarımla kendi kendime barış ilan ettiğim yerdeyim. Anlamsız kavgaların tarafı olmaktan vazgeçtim. Öylece bırakıp herkesi olduğu yerde, kendime giden yolun keyfini sürmekteyim.
Değişiyorum.
Kendi kıyıma çekildim, iyileşiyorum.