Aklımın içini örümcek ağları sardı;kafamın sandalyelerinde elbiseler,gömlekler,çoraplar birikmeğe başladı;kurduğum hayaller,bir bekar odasının dağınıklığına boğuldu.Düşüncemin duvarlarına resimler asmak istediğim halde bir türlü olmadı.Belirli noktalara biriken eşya,odanın çıplaklığını daha çok ortaya çıkardı.
Belki yarın sabah soğukta uyanmanın bir anlamı olur,sana çay pişirmek gibi.Ayaklarımın ucuna basarak yürürüm yataktan kalkınca.Tahtalar gıcırdar.Hayır,zamanla öğrenirim hangi tahtaların ses vermediğini.Sonra ne yaparım? Uyanmadı,çayın hazırlandığından haberi yok diye sevinirim.Bütün hayatımı,en ince ayrıntılarına kadar düşünerek hesapladığım iyiliklerin hayaliyle geçirdim albayım.Artık ne olacaksan olsun istiyorum.
Şu dünyada sadece hoşlanmanın yetmeyeceği bir dolu şey var.Yaşam uzun ve bazen çok acımasız.Kurban gerektiren durumlar da var.Birilerinin bu rolü üstlenmesi gerek.Dahası,insan vücudu zayıf ve kırılgan,kestiğinde kan akıyor.