“Dünya canlı, diye düşünürdü uyku sersemi bir halde Gauche, tıpkı atlar gibi, tıpkı köpek gibi, onun gibi soluyordu; bu yavaş soluk alışverişle ritmik biçimde devinen gökyüzü dünyanın karnıydı sanki.”
“Cayır cayır yanan güneşin yine o aynı kızıl parıltısı. Kumların üzerindeki deniz, küçük dalgacıkların hızlı ve boğuk nefesiyle kesik kesik soluyordu sanki.”
“Uzun bir pazar günü daha geçip gitti, anne şimdi toprağın altında yatıyor, ben işime döneceğim, sonuç olarak değişen hiçbir şey yok, diye geçirdim içimden.”