Besmele Çeker Çalarken: Çok İmanlı Hırsız Bunlar
Bazı kelimeler zamanla anlamını kaybeder, bazı değerler ise içi boşaltılarak birer gösteriş unsuruna dönüşür. "Bismillahirrahmanirrahim" sözü, Müslümanların dilinde günlük hayatın her anına yayılmış, kutsallığı ve huzuruyla yürekleri sarıp sarmalayan bir ifadedir. Ne var ki, günümüzde bu mukaddes söz, kimi zaman öyle yerlerde ve öyle ellerde karşımıza çıkar ki, insanın inanası gelmez.
Bir hırsız düşünün, gece vakti bir evin camını sessizce aralıyor. Elinde eldiven, yüzünde kar maskesi. Fakat o an, içinden bir ses yükseliyor: "Hadi, çek Besmele'ni." Ve sessizce, kendince saygıyla mırıldanıyor: "Bismillahirrahmanirrahim." Ardından içeri süzülüyor. İşte tam da burada, yüreğimizi burkan, ruhumuzu yaralayan o derin çelişki başlıyor.
Bu sahne, artık sadece romanlarda, filmlerde değil; gerçek hayatın ta içinde. Çevremizde öyle insanlar var ki, yaptıkları haksızlıkları, çaldıkları emekleri, gasp ettikleri hakları bir tür “ibadet havasında” yapıyorlar. Üzerlerinde sakal, başlarında takke, dillerinde dua. Fakat ceplerinde başkalarının alın teri, vicdanlarında derin bir sessizlik.
Toplum olarak öyle bir hale geldik ki, şekilcilik ruhun önüne geçti. Dış görünüşle iman ölçülür oldu. Tesettürlü bir dolandırıcıya “abla”, kravatlı bir yalancıya “beyefendi”, dua ederek çalan birine de “kandırılmış” muamelesi yapılır hale geldik. Hâlbuki din; kalpte başlar, ahlakta kendini gösterir, adalette ete kemiğe bürünür.
İnsan, bir hatayı yaparken içine bir ürperti çöker, bir çekinme hisseder. Bu, vicdanın son sinyalidir. Fakat bu sinyal dahi susturulmuşsa, geriye sadece gösterişli kabuklar kalır. Besmele'nin bir hırsızlık öncesi telaffuz ediliyor olması, sadece dini değil, insanı da istismar etmektir. İmanı vitrin malzemesi yapıp,