Bazı kesimler, Müslüman filozofların çeviriler yoluyla islâm öncesi felsefi düşüncelerden etkilenmelerini bir zaaf olarak görme eğilimindedirler. Oysa bu, doğru bir bakışı yansıtmamaktadır. Aksine etkilenmek, bir zaaf değil güçlü ve yetenekli olmayı gösteren önemli bir kriterdir. Zira belirl bir felsefi ve bilimsel etkiye maruz kalabilmek için bu etkiyi alabilecek bir güce ve yeteneğe sahip olmak gerekmektedir. Mesela hiçbir bilimsel birikime sahip olmayan, eğitimsiz, sıradan birisinin son derece karmaşık ve soyut bir fizik teorisini okuduktan ya da bunu bir uzmanından dinledikten sonra böyle bir teoriden etkilenmesi pek de mümkün değildir. Oysa üniversitede fizik bölümü okumuş bir kiși ya da bu alanda uzmanlık düzeyini yakalamış bir kişinin ilk kez dinlediği böyle bir teoriden etkilenmesi pekâlâ mümkündür. Bu etkilenebilme durumu, kişide belirli bir bilimsel ve entelektüel düzeyin mevcudiyetinden ve bu teoriyi anlama, değerlendirme, eleştirme, ayrıştırma ve olumlama gibi belirli zihinsel işlemlerde bulunma. ya yetenekli olmasından kaynaklanmaktadır.