Aytunç Canlay

Aytunç Canlay
@Aytunc10
Hayal kırıklığına uğramadığım tek yer; kendi içim. Tıpkı, Selim Işık gibi!
Tarih öğretmeni & Sigortacı
Lisans
Aydın Kuşadası
57 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·450 syf.··
2025 3. kitabı
·
162 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2025 19:48
Kitapta Yeniçeriliğin kuruluşu, inkişafı, yapısı, altın yılları ve adeta bir haşere yuvasına dönüşü ilmek ilmek işleniyor. Bütün bir Yeniçeri isyanlarının arka yüzü, genel kültür olabilecek minik bilgiler ve fazlasını kitapta bulabilirsiniz. Avrupa'nın önünde titrediği müthiş disiplinli bir ocağın dönüştüğü hâl, okurken bile içleri paramparça ediyor. Kitapta, bu disiplinli yapının nasıl bozulduğu da detaylı olarak anlatılıyor.
YeniçerilerReşad Ekrem Koçu · Doğan Kitapçılık · 2004360 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sen olmasan bütün bu acılara, hüzne, engellenemeyen binbir türlü belaya karşı koymak imkansız olurdu. Her köşesinden feryat fışkıran bu gezegene katlanmak imkansız olurdu. Zaman olgusuna katlanmak imkansız olurdu. Yakub'un da dediği gibi; "intema eşku bessi ve hüzni ilallah."
Benim, hayatımın hemen her döneminde, hatta genel bir arka planında yaşattığım ölü evi sessizliği ve huzursuzluğu vardır içimde. Hani bütün gün dopdolu olan cenaze evi, gece herkes çekilip gittiğinde ıssızlaşır ya, o sıkıntı ve huzursuzluğu hissedersin, çöker böyle bütün bir gece ve ev sana. Hani göğsünden koparıp atamadığın o his vardır ya, işte o; benim. Cenaze evi huzursuzluğunun ete kemiğe bürünmüş haliyim ben.
İnsanlar "helak" ve "mucize" kavramlarını hep doğaüstü hadiseler olarak yorumluyorlar. Oysa her iki kavram da rutin işleyiş içinde değerlendirilebilir. Örneğin yağmurun yağması rutin işleyiştir, fıtrattır. Yağmurun hiç durmaması, saniye bile kesilmeden 10 gün yağması rutin işleyiş içindedir ama rutinin dışındadır. Fıtratı gereği durması gerekliydi. Doğaüstülük değil fıtratın zorlanması olarak ele alınması gerekir. 10 gün hiç durmayan yağmur taşkına, sele sebep olur; bu helaktır. Ne ekin kalır, ne bir şey. Bunu büyük çapta düşünürsek tarih boyunca yaşanmış pek çok helaki ifade edebiliriz. Biliyorum, okuyan kimse bir sik anlamayacak ama gecenin 4'ünde aklıma gelen bu fikri unutmak istemediğim için not ediyorum.
Kur'an'da geçen "Bekke" ifadesine dair elle tutulur bir tane açıklama görmedim henüz. 4 farklı açıklama var ve hiçbiri tatmin edici değil (1 tane teori daha yakın gelse de.) İlki, klasik "yav Bekke demek Mekke demek" ifadesi. İkincisi "ilk kıble Petra'ydı" aciklamasi. Üçüncüsü "Kudüs'te bir bölge" açıklaması, dördüncüsü "Mekke'yi de içine alan vadinin ismi" açıklaması. Her bir açıklama öznel ögeler içeriyor. 1400 yıldır dişe dokunur bir açıklama olmaması ilginç. Hepiniz mi okumadan geçtiniz ilgili ayeti anlamıyorum ki.