Aslında kitabın konusu en başından belli olduğu için, yani hem maktul, hem katiller bilindik olduğu için, benim ilgimi çeken kısım kitabın son sayfaları ve satırları oldu. Santiago'nun kendi elleriyle bağırsaklarını toplaması hatta tozlarını silmesi, eve ulaşmak için kestirme yolu kullanması, ölüm sarhoşluğu gelmiş oluncaya, can boğaza dayanıncaya kadar gösterdiği "bilinç"le dikkatimi çok çekmiş oldu. İnsan, bu evrendeki her şey gibi belli matematik kanun ve kodlara sahip. Yaşarken fiiller işlemek zorundasınız ki canlılık denen şey husule gelmiş olsun. İşte Santiago son anlarında gösterdiği bu bilinçle, bu canlılıkla ilgi çekiciydi. İnsan, kendisini yerine koyduğunda o "son andan" korkarken buluyor kendini. O uyanıklık, o bilincin açıklığı, ölüm sarhoşluğuna rağmen berraklaşan bilinç beni hep korkutmuştur...